Zahid

Nedir bizdeki bu anlamsız nefretin sebebi? Insan değil miyiz? Sevmez miyiz? Ortak değil midir hislerimiz? Dilimiz dinimiz cinsimiz? Günün sonunda acımaz mi canımız? Ağlamaz mıyız? Sevilmek istemez miyiz? Biz kimiz dayatılan büyük anlamlı kelimelerin altında ezilmez miyiz? Hepimiz aşık olmaz mıyız ölmez miyiz aynı toprağın altında nefes almaz mıyız aynı havada?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Anlam arayışı hayatın aynasıdır
Bugün bu soruyu kendime çok fazla sordum. Doğdum günden bu güne kadar kendi hayatıma tabulaştırdığım şeylerle yaşıyorum bunların ötesinde kimim kimiz? Kendimize ait olduğunu iddia ettiğimiz fikirler ile zamanla dönüşüyoruz değişiyoruz farklı şekillere giriyor bu fikirlerin uğruna saatlerimizi döküyoruz günün sonunda bir hiç için. Aslında pek bir anlamı yok bu kavganın ne anlamı olabilir ki kısacık ömrümüzü hali hazırda kendi yarattığımız kavramların fedaileri olarak yitirmek anlamı bu mu? Farklı kültürlerde farklı hayatları benimsiyoruz. Bazıları cinsel tabularla bazıları duygusal bazıları ise doğmadan üstüne yüklenen ağır sorumluluklara dünyaya adım atıyoruz. Ayaklarımız sokaklarımızdan dışarı adım atsa dahi fikirlerimiz içinde bulunduğumuz dört duvarın ötesine çıkamıyor. Belki çoğu zaman çıkmak için özgürüzdürdür ama kim alıştığı ve bildiği yerden uzaklaşmak alışık olmadığı bir yerde yeniden her şeye başlamak ister ki? Hayatın anlamı hissettiklerimiz ile sürüklenmek midir? Sevmek, sevilmek, sevişmek, hissedilmek. Nedir günün sonunda başımıza gelen yaşamın içinde yarattığımız şeyler uğruna bir ömür geçirmek mi doğru olan? Para için, kariyer için, ilgi için bu mudur yaşamın anlamı yoksa vazgeçip hissetmek duygulara teslim olmak daldan dala yeni hikayelerde yeni anılara ortak olmak en azından ölümün fısıltısını boğuk rüzgarlarda duyuncaya dek. Ölüm bir gün gelecek. Hepimiz için. Zamanla izimiz silinecek oturduğumuz salonlar, kahkahalarımız, o çok sevdiğimiz anılarımız, hepsi bir gün bizimle birlikte yok olacak. Geriye hiçbir şey kalmayacak hepimiz bir gün hiçbir zihinde bir anı olarak dahi kalmayacağız. Bunu bilerek yaşamak anlam arayışını zorlaştırıyor çünkü kimse yitip gitmek istemez silinmek istemez kimse onemliyizdir çünkü biraz olsun sevilmek bilinmek var olmak
Çığlıklarını duyuyorum her gece Gün doğarken kirlendi bedeni Benliği kimliği her şeyi Elveda diyemedin çocuk Gidenlere kalanlara Kamçılarla ızdırap çekenlere Yitip gidenlere Bir elveda Ne olur sende olma böyle Çok görme Gidiyor musun Feryat figan kanlı tırnaklara Kazıyarak geldin geçmişini Bu yaralarda iyileşir Iyileşir mi yaralar Yaralar derin derim tenin Tenim leke keneler var üzerimde Dolu yüküm yazgımda var hüküm Dünüm ve bugünüm seyrek Mutluluk yasak Sakladım ilerisi Aydın-ılık mı su Susadım kana kana içmek istercesine Özledim benide Bende saklı hafızamda küçüğüm Sen böyle istemedim Yine de gurur duy olmaya Çabaladım yemin ederim Olduğum kişi Olmak zor oldurabilmek
yaşamak Bizim için göğüs göğüse Çarpışır canhıraş halde Birkaç kelime vesaire Gökten kalbine vesile Yaşamak Ötekinin berisinde kuytu köşede Ölür gibi gülerken gözleri üstünde Dur diyememek gidenin peşinde Dur yalvarırım hakettik bizlerde Yaşamak Yasak sevişmek azabın pençesinde Canıgönülden sadece yalın bir kelime Yasakli gözlerinden kesmek kefenime Kan bulaştı yitenlerden gördüklerimde Yaşamak Mavi göğe karışan dalgalara Söylemek öldüğünü köstekli bir saate Saat kaçta giderim diye gün saydım Vakit henüz erken ölmeye yaklaşacak kadar yaşamadık daha erken

Zahid

, bir kitabı okumaya başladı
Virginia Woolf
8/10 · 48,2bin okunma