Zahid

Hayat soyutlanma çabamıza rağmen zayıf düştüğümüz her anda bizi gafil avlayan duygularımızın oluşturduğu çatlaklardan bir avcı gibidir. Istemsizce ilgiye ve sevgiye muhtacız ve bunu arzuluyoruz. En karanlık gecede dahi hep bir mucize ve umut belirtisi son bir çıkış hayal ediyoruz tıpkı filmlerdeki gibi yaşamın bir anlamının olacağını eski hayatımıza elveda dedikten hemen sonra yeni bir sayfaya başlayabilmek. Tabi bu sadece yine o insana anlamsız umut pompalayan filmlerde olur. Gerçekte rasyonellikten kopan insan savrulur. Yaşadığı anlam kargaşasında yolunu bulamaz. Zamanını yitirir. Varolma çabası ile boş bayaller peşinde içinde bulunduğu sınıftan kopuk bir hayatı arzular. Hâlbuki dertlerimiz dahi sınıfsaldır. Sorun birazda bu bence modern toplumda kendimize ait olmayan dertleri benimsiyor işçi çocuğu. Sorunun sebebi bu bence birazda sorunlar sınıfsal dağıtılmıyorken çözümleri her tabakada farklı işliyor. Işçi çocuğunun sahip olması gereken dertler hayat geçim sıkıntısı ve para olması gerekirken eğer bir şekilde olurda farklı bir hayatı görme şansı olursa kendini oraya ait olabilecek gibi hissediyor. Psikolojinin bozulabilecegine inanıyor. Varoluşunu sorguluyor. Hayatının anlamlı olması gerektiğine inanıyor hâlbuki bu dertler olmasa hayatı boyunca çalışıp çocuklarına bakabilecek ve mezarlığında ailesi ile gömülüp mutlu bir şekilde olebilecekti ancak bugünün dünyası insanlara dertleri eşit şekilde çözümlerini ise her sınıfa farklı şekilde sunuyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çünkü yaşamak bir başka Kirli eller ve toprak dolu saçlar Kızıla çalıyor gökyüzü Güneş doğacak Kaldırımlara izmariti Sönmemiş hayata tutunmaya çalışıyor hala Bitmedi umudu Titrek sesli gözü dolu Kaderi yazılı henüz doğmadı Islak gözleri Tuzu üzerinde dudakları Parçalanmış acı içinde Yaşamak bir hiç için Birilerini için bir sayıdan ibaret Biliyorum ki yaşamak savaşmak için Inkar ediyorum gerçekleri Bende biliyorum Içinde bulunduğumuz bu toprak Savaşmak için Bu kan akacak Yoksa oluk oluk olmazdı Damarlarında Camı kırıldı sokağın Kaç paradır onarmak bir kalbi Güm güm atıyor Daha ölmedi HALA Sigaranın dumanı tutuyor Eminönü iskelesinde Balıklar asılı köprüde Kıvır kıvır dalgalanıyor boğaz
Şiir
Hayatımdaki her şey yoluna giriyor. Bazı şeyler hariç. Bugün sınavım vardı iyi geçti sanırım iyi bir sonuç bekliyorum. Son birkaç gündür evdeydim. Uzun süredir evde değildim ve hayatım çok güzel geçiyordu. Gerçekten evde değilken hayat o kadar çok güzel ki. Huzur doluyum. Edayla vakit geçiriyoruz tiyatroya gidiyorum hem oynuyor hem seyrediyorum. Ancak evde mutlu olamıyorum. Bu ev bana kendimi cehennemdeymisim gibi hissettiriyor. Durmaksızın bitmeyen bir gürültü annemin asla kesilmeyen sesi. Duvarlardan üzerime doğru geliyor neredeyse karaltı. Bu evden o kadar çok nefret ediyorum ki. Her yerinden her köşesinden kapılardan duvarlardan eşyalardan aynalardan. Her birine bakınca aklımdan geçmişe dair berbat bir anıyı hatırlıyorum. Nefes alamıyorum. Bu durum benim karakterimi etkiliyor. Bu durum bana zarar veriyor. Bu durum beni değiştiriyor. Evde sadece 3 yada 4 gün geçirdim evde ve evdekilerle. Yıpranmış hissediyorum. Düşündükçe canım acıyor ben mi abartıyor yada kendime zarar vermek için mi yapıyorum bilmiyorum. Ancak isteyerek yapmıyorum bu ev bana acı veriyor. Bu evde ölmekten korkuyorum. Bu evin mezarım olmasından korkuyorum. Yaşamak mutlu olmak buradan bu sokaklardan bu şehirden gitmem gerek. Kurtulmam gerekiyor burası tehlikeli benim için. Ben yine de her gün uzaklaşıp kendimi kurtardığımı hissediyorum. Evet biraz yavaş ama olduğum yerde saymıyorum bu bile yeter. Gerçekten gün geçtikçe her şey daha iyi oluyor. Kendimi ülkenin boktan gündeminden negatif insanlardan melankolik duygulardan uzak tutmak için çok çaba sarf ettim artık bunu başarmaya çok yakınım ve bu bana iyi geldi. Hayat enerjimi geri kazanıyorum. Ben eskiden böyle değildim. Ruhumun nasıl gün geçtikçe sömürüldüğünü ancak fark ettim. Artık her şey daha iyi mutluyum bunun için çaba sarf ediyorum sahip
Soğuk ve kaskatı kesilmiş kalplerinde merhamete ihtiyacı vardır. Sevgisizce büyümüş ilgiye muhtaç bir kişilik tabi duygulara karşı kaskatı bir duvar örer çevresinde. Yumuşatmak gardını indirmek gibidir. Zayıf düşmek hayatında en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda hiç sahip olamadığı o hislere açık kapı bırakmak tekrardan her şeyi berbat edebilme ihtimaline açık kali bırakmak gibidir. Melankolik kalplerin acı çekme isteği. Belli belirsiz gecelerde ortaya çıkan ve sanki son yakınmış gibi gelen bir dürtü. Anlamsız yoğun bastırması oldukça zor. Içten içe kemirir yiyip bitirir kalbini hislerini zayıf düşeceğin anı bekler gibi. Özlemle beslenir nefret ile güçlenir. Şüphe yaratır yokluğun ortasında dalga dalga yükselen deniz gibi boğulana kadar durmaz yükselir nefes alamayacak kadar her şeyi berbat edene kadar.
Kış biter mi bir iki aya kadar? Üşümez mi çocuk sokakta bir başına? Uzak düşmüş sevgisi yetim kalmış. Alışır mı buralara? Çorakır buralar pek yetişmez umut. Hasret kalmış yeşeren taze nefeslere. Sahi neden bitmezdi umut burada? Ne yapmıştık böylesine bir soykırımı üstlenecek kadar neden nefret eder bilmez miyiz sebebi biziz. Ölümüne şahit yok hakkını arayanı haklı olansa cebimize kağıt sıkıştırmalı. Terazisini el ele bozmadık mı? Şimdi doğan kalpler ne diye nefret eder memleketinden bilmez mi bizi nasıl berbat ettiğimizi. Umutsa yesermez burada biz varken yada biz yokken düzeni böyledir bu toprakların kini derin hafızası zayıftır bu halkın. Karnı aç zekası kıttır. Sanma ki sokulmaz aynı delikten defalarca sanma acır kıymaz gencecik canlarına. Sense kurduğun hayallerle kalırsın ortada. Varoluşunu tamamlar bazıları devam ettirir saçma sapan ayarlı düzeni dişlilerini oynatmaz yerinden konfor hoştur ezilse bile yabancıdan değildir hoştur. Korkusuzca mücadele etmek gerekir. Edebilen zaten burada değildir. Sen çocuk yitirme hayatını bu çorak topraklarda belki görmezsin sözlerimi duymaz gözlerin istemez inanmak yitip gitme diye bil istedim. Buraya gömülü yeşermesi bekleyen çok hayal var altını kazısan neler çıkar kim bilir. Kalırsan beklersin bir gün yeşermeyi yitirisin bir ömrü devrilirsin ulu çınar gibi unutulursun diğerleri gibi karar senin seçim ellerinde ben isterim ki yitip gitme..