Soğuk ve uzak söylenecen pek bir şeyde yok aslında bu gece melankolik rüzgarlar esiyor içimde. Karanlıkta hayat bulan şehrin ışıklarında gözlerimi acıtan bir his. Tercümesi kimi zaman zor ve fazla kişisel. Kaybolmak ve uzaklaşmak. Unutulmak ve sevilmek. Sevgisizlik ve şefkat. Zor artık korkusuzca güvenebilmek.
Zor adım attığında bir kuşun üzerini pislemesi gibi. Akan nehrin suyundan gelen sesle gitmek buralardan. Sadece hayali dahi güzel. Özledim sabahları seslenen kuşların sesiyle uyanmayı gün doğmadan yediğim rüzgarları. Sessiz ve ıssız bu sokakları. Bir kış günü adımsız karı pencereden görmeyi. Sokak çocuk sesleri ile mahvolmadan hemen öncesinde. Sıcak peteği yanaklarımda hissetmeyi sıcak ve canım yanıyor. Mutluyum
Sabah gün doğmadı henüz erken. Yağmurun kokusunu yayıyor rüzgar. Bense ıslanmaktan korkmuyorum. Islanmak için oradayım. Yağan yağmurun altında. Bir sokak lambası ışığı ancak kendisini aydınlatan bir sokak lambası çoğu zaman bizler gibi. O da selam vermiyor soğuktan elleri çatlamış çorap satan amcaya ne farkım var ki? Özür dilerim. Yine de
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Soğuk
Insanlar soğuk olmasaydı keşke üşümeyeseydi bizimde yüreklerimiz.
Soğuk
Kışın ortasında bir amca. Yanakları kızarmış. Elinde ise bir çift çorap. Yorgunluk çiseliyor yüzünden boğuk bakışları ile. Selam ver anlamı düşündüğünden çok daha büyük.
Soğuk
Vicdanını yitirmiş hasta kalpler. Çok soğuk elleri anlaması güç. Sende üzülmez misin? Dökülmez mi gözlerinden yaşlar? Ağlamaz misin herkes gibi? Yoksa sende mi korkuyorsun herkesleşmekten?
Soğuk
Ne diye bakarsın böyle umarsızca. Yok mu bu hayatta bir amaç? Neden böylesine yorgun sırtındaki kambura asılı bir hayat hiç mi duvarlarına asılmadı anıların? Yarını özlemedin mi hiç?
Soğuk
Elleri hala ya kalbi? Atıyor hala. Hala. Durmaksızın. Ötekisin sen artık kabul et. Pervazından sarkarken pencerenin kimsenin sesi olmayacak kulaklarımda dikkat et diye. Ötekilerin arasında yalnız kalacaksın.
Soğuk
Yardım edin!
Soğuk
Pişmansın değil mi? O çocuğa çikolata almadığın için hala. Değil mi? Aptal fikirlerini kendi kendine yaşamaktansa mahvetmeyi tercih ettim. Peki ya şimdi hiçbir şey değişmedi değil mi öteki ise bilinmezlik. Umarım içindeki bu sızı mahveder gecelerini.
Soğuk
Bu insanlar neden böylesine umutsuz. Güneş yarın doğmayacak mi yoksa? Son bir defa ayın doğuşunu görmek istiyorum. Yardım et.
Soğuk
Su istiyor hala kimse duymuyor mu? Ellerin sıcak ama ölüyorsun. Kalbinse taşlaşmış. Insanlığını yitirdiğin için mi böylesin yoksa insanlık yitip gittiği için mi?
Soğuk
Çok ama çok uzakta ufukta betondan uzak bir yerde hiçbir şey yok her yer sadece soğuk.
Şimdilerde eskisini özlüyorsun fark ediyorum. Ancak artık çok geç sanırım. Dönüştüğün insan hatırlamak istediğim kişi değil sense hatırladığım kişi değilsin. Yine de geçmişi yâd ederken güleceğim birkaç şey hatirlayabilmek güzeldi. Şimdilerde uzağım artık sense bundan sikayetçisin ancak neye yarar. Zaman ayırmadığımdan herkese vakit ayırabildigimden sikayetçisin. Vaktim yok kavga etmeye kırılmaya zarar görmeye artık bundan öteye gidemiyoruz. Eskiden her şey başkaydi hala iyi yada kötü ne varsa silmek için çabalıyorum. Her şeye sıfırdan başlamak temeli sallanan hatıraların üzerine dikilmiş bir gelecekten daha seçilesi bense sizi silmeye karar verdim. Unutmaya yitip gitmenize bir zamanlar ölümünüze uzulmeyecegimi fark ettiğimde kendimden nefret etmiştim haince bir hisle dolmuştu içim bugünlerde kendi geçmişimi tanımadığım ne varsa yitiriyorum. Insanları anıları duyguları bu memleketin topraklarını eskiden benim diyebilirdim şimdilerde burada istemiyoruz. Toplumun hafızası zayıf kini diri yanan ateş bizi hiçbir zaman ısıtmayacak. Aidiyet üzerine çok düşündüm. Çağın bir getirisiydi belki belki dünden kalan bir mirastı bilmiyorum. Bilmeminde bir anlamı yoktu zaten ne önemi vardı. Ne kadar çabalasam dahi unutulmuş anıların duyguları insanda bir şekilde kalıyor. Bende de kaldı özlemek gibi değil bu küçükken yaptığın ve pişman olduğun buruk bir his gibi yitip gitmiş ötelerde bir anlık gelen bir anı gibi son nefeslerini vermeden hatırlanmak istercesine herkes gibi.
Özgürlüklerimizin ne kadarına sahibiz özgürmüyüz özgür olduğumuzu düşündüren neydi ki aslında. Kafamda sürekli olarak kuruyorum temelini hiçbir şeye bağdaştıramadiğim onlarca soruyu sadece düşünürken cevaplamaya ancak eksik parçalar o denli çok ki bu düşünürken baş ağrımaya yetecek acıyı bana sağlıyor. Sorumluluklarımız olduğu sürece asla özgür olamayacağız ve özgürlüğümüzden fedakarlık yapmadığınız sürece de rahat olamayacagiz kaplumbağa buna en iyi örneğin kabuğu sırtında iken asla istediği kadar özgür olamayacak ağır bir yükü var tıpkı bizler gibi kimileri fiziksel kimileri duygusal bizleri ağır yaralar eşliğinde ömrümüz boyunca taşıyan.
Ruhum filizleniyor. Uzun çimenlere esen rüzgarın doğa ile dansını seyreden bir yazar gibi düşlerimin gözlerimin önüne sergilediğini görebiliyorum. Hatta bazen öylesine güzel ki kalemi elimde tutmamın bir anlamı dahi yok gözlerimle gördüklerimi anlatabilmek için hissetmek gerekir. Tüm kalbinle varlığını hissedebilmek tüm duyguları özümseyerek ve sandıklarından kendini soyutlayarak. Özgürce esen rüzgara teslim olmak uçsuz bucaksız çimenlerin dansına ortak olabilmek için. Hissedebilmek gerek