Zahid

Merdivenlerdeyim Yavaşça aşağı iniyoruz bende iniyorum Durmak zorunda kaldım bende Içimizde bir aptal var ben değilim Onu yumruklamak istedim orada durmamalı Öfke problemlerim olabilir Ikimizinde problemleri var olabilir Ben sağda bekliyorum Şimdiyse birkaç basamak yukarıda Arkasında kimse yok Ama solda bekliyor Umarım günü kötü geçer Hayatım boyunca senden nefret edicem Bu kadar basit bir eylemi Yerine getiremeyecek bir aptal olduğun için Senle aynı havayı solumama neden olan Her şeyden nefret ediyorum Günün bok gibi geçer umarım Senden nefret ediyorum
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kopuş
Gün geçtikçe daha çok uzaklaştığımı hissediyorum. Ancak bu uzaklaşma benliğimlede alakalı. Tanıdığım kişiden uzaklaşıyorum. Yıllarca tanıdığım sevdiğim duygularımdan fikirlerinden bir bir kopuyor gibiyim. Eskisi kadar sert değilim yorgunum biraz umutsuz böyleyim. Artık bir şeyler oluyor ve olabilir ne yapabilir burası böyle diyen birisine dönüşüyorum. Bu ben değildim eskiden ama artık dönüşüyorum dönüşmek istiyor muyum bilmiyorum. Bir yandan üzülüyorum ilke ve ideallerimi satıyormuş gibi hissediyorum ancak bir defa yaşayacağım yaşamak istiyorum. Ama yolumu göremiyorum hissizlestim üzgünüm elimde değildi. Belki yanlış yoldayım belki doğru belkide kimsenin zaten umurunda değildir bilemem benim için doğrusu budur umarım.
Duygu ve Düşünce
Anlama arzusuna duyulan şehvet gibi Ifadesiz bir suratı okumak Anlam arayışında kaybolmak Derin duygularda kayıtsızlıkla var olmak Anlayamamak beni seni neredeyse kendini Imgelerin ötesinde Tanımlayamamak kendini Aynanın karşısında görememek kendini Gözleri içinde kayıtsız kalmak Kimi zaman boş Sessiz ve fırtınalı Öfkeli ve sevecen
Şiir
Bir ajanda tutmaya başlayacağım buradan yada bir defter üzerinden. Bir adım atmaya ihtiyacım var. Alışmamalıyız çürüyoruz. Artık her olaya her vahşete her cinayete her yolsuzluğa her şeye alışıyoruz. Alışmamalıyız olanları kayda geçirmeye karar verdim. Toplumsal çürümeye karşı elimizde olan şey bu kendimizi sürekli farkında kılmak ve alışmamak. Üzgünüm bunlarla uğraşmayı bunları düşünmeyi psikolojimi bu denli etkileyen şeylerin üzerine gitmeyi istemezdim. Mecburum sanırım aslında hepimiz mecburuz kendimiz için gelecek için freni patlamış bir tanker gibi uçuruma gidiyoruz. İnsanlar ölüyor. Hayvanlar ölüyor. Birbirimizin ruhunu öldürüyoruz. Et ve kemikten ibaret duygusuz yaşam formlarına dönüşüyoruz. Korkuyorum sistemin bir parçası olmaktan alışmaktan korkuyorum. Ölmekten öldürülmekten. Zarar görmekten yaşamayı hak ettiğim yılların elimden sökülüp alınmasından. Gitmekten korkuyorum evimi ailemi arkadaşlarımı arkamda bırakmaktan. Korkuyorum bende herkes gibi geldiğimiz noktadan ve gittiğimiz yolun karanlığını görüyor olmaktan. Bende korkuyorum.
18/10/24
Bu sabah kendimi oldukça kötü hissediyordum. Sigarayı bırakmam gerektiğini fark ettim. Bir an geldi, nefes alamadım, tam on beş saniye boyunca, hayatımdan bir şeyler eksiliyormuş gibi. Zor bir andı. Dün bir etkinliğe katıldım. Pişmanlıklarımızı kağıda dökmemiz istendi. Yazacak bir şeyim vardı aslında ama unuttum. Oysa birkaç hafta önce, alışveriş sırasında aklımda yer eden bir anı vardı. Kasada beklerken, arkamda dört çocuk duruyordu. Yaşları büyük değildi, içlerinden biri daha ufak tefekti, diğer ikisi de daha olgun görünüyordu. Ceplerinde yalnızca yirmi lira vardı. Büyük olan ikisi, paralarını dondurmaya harcamıştı. Küçük olan, onlara bakarak, “Bana da alır mısınız?” diye yalvardı. Fakat cevap acımasızdı: "Paramız kalırsa alırız," dediler ve onu aşağılamaya başladılar. O an içimde, çocuğa bir dondurma alıp vermek istedim, fakat aynı zamanda istemedim. Kendi mantığımda haklıydım: Hayatın acımasız yüzüyle bir an önce tanışmalıydı. Yanındaki çocuklar ona zarar verecekti ve bunu anlaması gerekiyordu. Eğer dondurmayı ona alsaydım, belki o dersi almasına engel olacaktım. Ama sonrasında pişman oldum. Hayatı bu denli romantize etmenin ne kadar anlamsız olduğunu düşündüm. Artık geçmişi geri getirme şansım yok. Umuyorum ki yanılmışımdır. Üzgünüm küçük çocuk.