"Elbette sen de hata yapabilirsin. Düşüncesizlikler, aptallıklar filan da. Herkes kadar, herkes gibi, senin de harcıâlem yanlışlara hakkın var. Bunun için kendini suçlayamazsın. Bu işte kendini hoş görmelisin. Aynadaki kadına yüklenip durmaktan vazgeçmeli, ruhuna merhamet etmelisin. Affetmek bu demek."
“Bütün bunlar neden benim başıma geldi, neden bana oldu?' diye soruyor musun kendine hiç?"
"Evet, tam da bunu soruyorum" diye cevap verdim, derin nefes almaya çalışarak.
"O zaman ben de sana sorayım. Neden sana olmasın? Ya da kime olmalıydı? Sen hak etmemiştin, ama başkaları mı etmişti? Daha aptal olanlar mesela? Kendine karşı takındığın bu acımasız tavrın altında sinsi de bir kibir gizli, görüyor musun?”
Birine çok şey söylemek istemek, o birini haddinden fazla önemsemekti çünkü. Böyle aşırı önemseyen, kaybetmemek için ne yapacağını bilemezdi. Hata üstüne hata yapardı o yüzden. Ve sonunda muhakkak kaybederdi.