Bana hiçbir zaman kötü davranmamış ve ilk günden beri, beni en yeni eski dostları olarak kabul etmiş olan o insanlar, kim bilir dünyanın hangi noktasında, bitmiş birer cümle gibi duruyorlar?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çünkü ben, o gün, dış dünyaya kapadığım gözlerimi içime açmıştım. İnsanın, kendini ve sahip olduğu bütün bedenini eksiksiz olarak hissedebileceğine, en büyük kanıttım. Hepsi de, bir nefes meselesiydi. Farkında olmadan keşfettiğim bir nefes oyununun ödülü. İç organlarımdan hücrelerime kadar, bedenimdeki her noktayı hissederek görmemi sağlamış olan bir ödül... Ayrıca saate bakmama da gerek kalmamıştı. Saniyelerin akışını ikinci nabzım gibi duyuyor ve hiç zorlanmadan, dakikalar ve saatleri sayabiliyordum. Ne benim, ne hikâyemin ne de filmimin bir isme ihtiyacı vardı. Ben, zamandım..
Peki, ne işime yaramıştı, kendi aklıma güvenmek? Daha mı az hata yapmıştım? Kesinlikle hayır! Üstelik öyle bir hale gelmiştim ki aldığım nefesten bile sorumlu olmuştum! Dünyamın dümeninin başına geçmiş ve onu öylesine derinlere batırmıştım ki başka insanların altında kalmıştı. Güvenmediğim bütün o başka akıllar tarafından boğulmuştum. Özgür iradem beni, etten bir hücrede mahkûm yapmıştı.