فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam'a açar. En'am Sûresi, 125
Din İslam
"Aşığım sana" cümlesinin sonundaki "a" harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine. Sen hâlâ aşığım san beni."
Reklam
rüzgâr dünyam rüzgâr Kaplan o-n-u-r korku-m y-a-r-e-n korkan-ne-ciğim O O Bugüne ben olarak mı uyandım? Söylesene zaman! Ya sen!? Sen zaman sen Sen sen olarak mı! Hangi zaman olmuş ki-m Hangi zaman biliyordu kim olduğunu _"asla şimdikinden daha yaşlı olmayacak mıyım?"_ Bir durak daha Rüzgâr gülünden Kelebeğin kanadından Dalın yapraklarından daha Gülün kokusunda üfüren Rüzgar durduran İnenlerle binenler karşı karşıya Duruş onları böldü bir daha İnenler inenlerden ayrılıyor Binenler binenlere Ayın ters çevrilmiş yüzüne bakıyorum İnecekleer! Çorabın içine bindirilen sündürülmüşler
bu türlerin bazı üyeleri dev gibiyken bazıları cüceydi bazıları korkutucu avcılarken bazı zararsız bitki toplayıcılarıydı bazıları tek bir adada yaşarken pek çoğu kıtaları aştı ama hepsi "homo" cinsine mensuptu hepsi insandı bütün bu türleri ergaster'in erectus'a, erectus'un neandertallere ve neandertallerin bize evrildiği düz bir soy çizgisi olarak düşünmek yaygın bir hatadır bu çizgisel model, dünyada belirli bir anda sadece tek bir insan türünün var olduğu ve tüm önceki türlerin bizim eski modellerimiz olduğu yönünde yanlış bir izlenim yaratmaktadır gerçekteyse yaklaşık 2 milyon yıl önceden 10 bin yıl öncesine kadar dünya aynı anda pek çok insan türüne ev sahipliği yapmıştır ayrıca neden yapmasın ki? bugün dünyada pek çok tilki, ayı ve domuz türü var 100 bin yıl önceki dünya en az altı değişik insan türüne ev sahipliği yapmaktaydı geçmişimizdeki çok türlü durumdan çok şu anki yalnızlığımızın istisnai ve belki de tehdit edici... sapiens'in kardeşlerinin anılarını bastırmak için iyi sebepleri var. Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
Alıntı
Tekamül İle Mutasyon Arasında İki Günü Eşit Olan Neyi Kaybetti
İnsanlık tarihi insanın kendi vicdanını rahatlatmak için evrensel doğruları eğip bükme becerisinin tarihiyle doludur. Yaradan "oku" dedi. Fakat insanlığın büyük bir kısmı bu emrin sesini duyarken manasını kaçırdı. Kimisi gerçek manada okuyarak hakikatin peşine düştü ve insanoğluna ışık oldu. Kimisi bir diploma parçasına ulaşmak için okudu. Kimisi ise entelektüel bir surete bürünmek adına okuyormuş gibi yaptı. Emrin özünü kavrayan insanlığa kandil olurken, emrin kabuğuna tutunan insan kendi karanlığını başkalarına da yaydı. Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in s.a.v o meşhur ve sarsıcı hadisinde karşımıza çıkar. ''İki günü eşit olan zarardadır'' Bu hadisin özü itibarıyla insana durmaksızın yukarıya doğru tırmanmayı emreden bir tekamül çağrısıdır Buradaki zarar insanın yerinde sayması, dünkü aklıyla bugünkü aklını, dünkü ahlakıyla bugünkü ahlakını bir tutmasıdır Hadis insanın her sabah yeni bir sayfaya uyandığını ve o sayfaya dünkünden daha güzel bir satır eklemesi gerektiğini fısıldar Hedef nettir, her gün bir öncekinden daha derin bir anlayış, daha temiz bir kalp ve daha faydalı bir varoluş Tıpkı bir ağacın her mevsim değişmesine rağmen köküne ihanet etmemesi gibi hakiki gelişim de insanın özünü terk ederek başka renklere bürünmesi değil aynı kökten daha güçlü dallar vermesidir Ancak ne hazindir ki insanoğlunun kelimeleri kendi işine geldiği gibi yontma dehası burada da gecikmedi Bazıları bu derin öğüdü o kadar yüzeysel o kadar pragmatik anladılar ki ortaya trajikomik bir insan profili çıktı Onlar hadisteki iki günün eşit olmaması şartını biçimsel bir farklılık olarak algıladılar Sırf iki günleri birbirine benzemesin diye bir gün iyi olup ertesi gün kötü olmayı, bir gün dürüst kalıp diğer gün aldatmayı birer
İnsan sabrın *eşiğinde* sınanır.. Kimi *Allah'ı* bırakır, Kimi *Allah'a* bırakır.. 🤍
Reklam
Reklam