8/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:47
Algernon'a Çiçekler ,benim için bilinen anlamda bir bilimkurgu romanı olmaktan çok ötede; insan psikolojisinin ve varoluşun en kuytu köşelerine dokunan, insanı adeta sarsan bir metin.Kitap görünüşte zihinsel engelli Charlie Gordon’ın ve laboratuvar faresi Algernon’un cerrahi bir müdahaleyle dahi seviyesine çıkarılmasını ve sonrasındaki o kaçınılmaz, izlemesi bile can acıtan çöküşünü anlatıyor. Fakat okudukça fark ettim ki, bu romanın asıl başarısı bir bilimsel deneyi aktarması değil. Daniel Keyes ‘in ,Charlie’nin tuttuğu günlükler üzerinden insan doğasını, sevgi açlığını ve o korkunç yalnızlık hissini içime işlemesi oldu. Hiç bilmemek mi daha büyük bir acı, yoksa her şeyi bilip, o zirveyi görüp sonra her şeyi yeniden kaybetmek mi?Bu sorunun cevabını düşünerek incelememi noktalıyorum . Keyifli okumalar!
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
AŞK, İHANET İÇERMEMELİ
Puan vermedi·365 syf.··
2026 36. kitabı
" İnsan içine girmeden kalabalığı yaşamak" Suat Süreyya'nın karısı. Necip de onlarla sıkı fıkı birlikte eve girip çıkan beraber gezen ısrarla evde alı konulan bekar bohem yaşayışı olan bir arkadaşları. Necibin bu karı kocaya olan yakınlığı mutlu aile tablolarına olan hayranlığı sinsice , yavaş yavaş Suat'a aşka dönüşüyor. Süreyya eşini Deniz tutmasına rağmen yelkenli Deniz merakı avcılık ile eşinden ayrı takılmalar, eşinin müziğe olan ilgisine lakayı davranıp necibin beraberce suat'la müzik konusunda vakit geçirmeleri gibi hatalar yüzünden aynı aile içerisinde gizli aşkları gittikçe derinleşiyor. Önce bakışmalarla sonra sözlerle tutku halinde bu aşk gittikçe alevleniyor. Konak'ta evin kızı Fatin'le mutsuz bir evliliği olan Hacer hoppa zıppa birisi ve Necip ile o da ilgileniyor. Zaman Suat ve Necip bu imkansız tutkularından şüpheye düşseler de en sonunda birbirlerine itiraf ediyorlar ama süreyya'ya ihanet edip kaçmaya da vicdanları el vermiyor. ...... Bu bu hikayede masum ve mağdur gibi gözüken koca süreyya'nın çok büyük hataları vardır. -Bohem bir yaşantısı olan arkadaşını ne kadar samimi olursa olsun bu kadar aile içerisine sokması. -Eşinin müzik başta olmak üzere ilgisini görmezden gelip, Deniz tutmasına rağmen eşini sandala ava zorlaması. -Aynı evin içerisinde eşinden arkadaşından hiç şüphelenmeyip hobileriyle gününü gün etmesi.... Kısacası aşk güzel elbet ama, haram bir temele oturmamalı. Hepsinden önemlisi de ailenin bir mahrem alan olduğunu asla unutmamalı dost akraba arkadaşı bu alana sınırsız ve ölçüsüz şekilde sokmamalı. """" Ha bu arada roman psikolojik ilk önemli roman olmayı fazlasıyla hak ediyor. Duyguları
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma
Reklam
9/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:05
Uzun süredir bu platformda alıntılarım dışında bir şey paylaşmıyorum. Hele inceleme yazmayı hiç haddim olarak görmüyorum. Alıntı paylaşırken de amacım çoğu zaman kütüphaneme ekleyemediğim kitapların altını çizdiğim satırlarını burada muhafaza etmek. Bugün bu incelemeyi yazma sebebim de Figen Hanımla karşılıklı ağlaştığımız duygu yoğunluklu bir okur yazar buluşması. Kitap kulübümüzle okumaya karar verdiğimiz bu esere başladığımda henüz ilk sayfada gördüğüm ağır dil ve sokak jargonu ben de önyargılar oluşturdu. Açık olmak istiyorum "Annem babam yaşındaki kadın bizim kuşağı anladığını zannediyor. Çok muhtemel bu 'güya yüksek' empatisinden kaynaklı da bizi uyarmak ve öğütler vermek istemiş. Bunu da araya bizim jenerasyondan iki üç kelime katarak konuşturduğu Z kuşağı üç ana karakterle yapmış ve ortaya bu ders çıkarabileceğimiz ibretlik kitap çıkmış herhalde." dedim. Evet biraz çabuk verilmiş keskin bir yargı ama her gün okulda, evde, sosyal medyada her yerde Z kuşağı aşağı Z kuşağı yukarı denilip karşılaştığımız senaryo bu değil mi? Elleri sopasız ancak yargılarını sopa yapmış, iyi niyetli, çok bilmiş yetişkinler. Kitap kısa dedim, beraber okuyacağım insanları yarı yolda bırakmayayım dedim, yazarla tanışma fırsatım da olacak dedim ve devam ettim okumaya. Günlerdir ilk bölümden sonra elimin gitmediği kitap 2 saat içinde bitti. Figen Şakacı, Tomris Uyarın arkadaşı kendisinden 2 sene eğitim almış bir yazar. Ayrıca Türkiyenin ilk kadın stand-up sanatçısı. Güleriz sanmıştım göz pınarlarım kurudu ağlamaktan. Kitap 2016 da geçiyor. Hem Geziyi hem 15 Temmuzu görmüş kindar neslin hikayesi. 'Allah'ın fakirlere yaptığı fenalıklardan' bunalmış, büyüdükçe umutları küçülen öfkeli ama çaresiz üç genç: Arif Serde ve Demar. Yer İstanbul Yeni Mahalle. Figen Hanım bu mahalledeki
HınçAhınçFigen Şakacı · İletişim Yayınları · 202473 okunma
9/10
·325 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:07
Son zamanlarda okuduğum en iyi kurgu ve duygu romanı diyebilirim. Kitapta çok küçük bir IQ ile doğan Charlie’nin bilimsel bir deneye maruz kalarak, deney boyunca yaşadıkları konu edilmiş. Konunun hassasiyeti, ele alınış şekli, samimi dili, sürükleyiciliği okuyucuyu etkisi altına alıyor. Özellikle bazı cümleleri okurken yutkunabilirsiniz, gözleriniz dolmakla da kalmayabilir. Kesinlikle okunası bir kitap.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Maral atmaca seviyorum lann
9/10
·448 syf.··
2026 3. kitabı
10 / 7 veya 9 veriyore Bu kitap 4 kitaplik seri ama ben iki kitabını okudum Aksiyon ve ekip kurgusu , güçlü kadın karakter seviyorsanız okuyun lan Öncelikle Sedef karakterini hem sevdim hem gıcık oldum Çok huysuzdu ama bencil değildi Eğer yaşadıkları şeyleri bilseydiniz bencil demezsiniz Ayrıca alaz var ben alaz ve Sedef ikilisini çok sevmesemde atışmalarını okumaktan keyif aldım Ayrıca alazı haklı buldum konu var eğer Sedefi seçse diğerleri ölürdü ve A kişisi Psikopat olduğu için peşlerini bırakmazdı Sedefin ölmesini istemedi zaten bu yüzden Sedef kurtarmak için geri geldi Lütfen kitabi düzgün bir beyinle okuyup gelin !
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,1bin okunma
9/10
·98 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 08:30
SEMMELWEIS'a gelince; belki de keşfi, dehasının gücünü aşıyordu. Ve belki de çektiği çilenin en büyük sebebi buydu. Dil ve kurgu açısından kitap genelde sade ama yoğun. Özellikle tıp tarihi kısmı bazen ağırlaşsa da anlatının duygusal yönü bunu dengeliyor. Semmelweis’in yalnızlığı, giderek artan umutsuzluğu ve sistemle çatışması iyi işlenmiş. Genel olarak bu kitap, sadece bir doktorun hayatı değil; “doğruyu söylemenin bedeli” üzerine yazılmış güçlü bir hikâye. Kitab bitince akılda bilim değil insan kalıyor. Uzun zaman sonra beni içine çeken, bir solukta okuduğum bir kitaba denk gelmek içimi kıpır kıpır etti.
SemmelweisLouis Ferdinand Celine · Jaguar Kitap · 2024212 okunma
Reklam
Reklam