İffet Örtüsü
İffet ki müminin en güzel süsü, Haramdan sakınan kalbin örtüsü. Hem göze hem dile edep yaraşır, Haya ile insan Hakk'a ulaşır. İffet bir kalkandır, korur insanı, Nur ile doldurur iki cihanı. Yusuf misali sen sabret, temiz kal, Allah’ın rızası en yüce ikbal...✍🏻 ©EMİRHAN ARSLAN
Şiir
"Her yedi günde bir yıkanmak, Yüce Allah'ın her Müslüman üzerindeki hakkıdır."(Buhârî, Cum'a, 12)
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eşit Başlamadığımız Bir Yarış...
Eğitimde fırsat eşitliğini bırakın fırsat uçurumu var. Öğrenciliğimde bu uçurumun bu kadar farkında değildim. Kast sistemi ya da sosyal sınıflar(özgür doğanlar ve köleler) sadece tarih kitaplarında kalmadı; biçim değiştirerek yaşamaya devam ediyor. 🙂 Meslek liseliyim. (Bu bazı öğrencilere umut oluyor. Ne mutlu.) Devlet üniversitesinde okudum, yine devlet üniversitesinde yüksek lisans yaptım. Üniversiteye dereceyle yerleştim, dereceyle mezun oldum. İlk öğretmenlik stajımı Fen Lisesi’nde yaptım. Sonra meslek lisesinde öğretmenliğe başladım. 😊 Türkiye’de bazı ailelerin bir çocuğun eğitimine ayırdığı bütçe, bazı ailelerin aylık gelirinin iki-üç katı, bazen daha da fazlası olabiliyor. Bir tarafta okuyabilmek için çalışmak zorunda olan, ders çalışacak zamanı ya da ortamı olmayan çocuklar… Diğer tarafta önüne bütün imkânlar serilmiş çocuklar… Sonra bu iki tarafı aynı parkurda yarıştırıyoruz. (Sokakta kağıt toplayan, ışıklarda mendil satan çocuklar için bir şey yapılmamasına değinmiyorum bile...) Yine de hep bu eşitsizliğin yenilebileceğini, sosyal ve ekonomik koşullar farklı olsa da her insanın bir beyne sahip olduğunu(en azından bu konuda eşitiz. 😊) savundum. Ve bunca eşitsizliğe ve imkansızlığa rağmen başarmış insanların sayısının da az olmadığını düşünüyorum. Daha çok çabalamak ve daha çok yıpranmak koşuluyla... :) Diğerlerinin 3x çabayla ulaştığı başarıya, senin belki 10x enerji harcamayı kabullenmen, o aradaki uçurumu sağlığınla ve sabrınla kapatmaya çalışman, bitmek tükenmek bilmeyen bir çalışma azmine ve keçi inadına sahip olman gerekiyor. 100 defa düşsen de 101. defa "yeniden" ayağa kalkabilmelisin... Bu şekilde yıpranmayı göze alamadığında özel sektörde ya da sevmediğin bir işte vs. çoğunlukla yine yıpranıyorsun maalesef... Velhasıl eğer böyle bir yarışın
Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (ﷺ) şöyle demiştir: Bir kimse evinden çıkarken, “Bismillâh tevekkeltü alâllâh lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh (Allah’ın adıyla.Allah’a tevekkül ettim.. Güç ve kuvvet ancak Allah’ın lütfuyladır.)” derse ona; “ sen doğruya eriştirildin, endişelerinden emin kılındın ve korundun..”denilir ve şeytan ondan uzaklaşır.. (Ebû Dâvûd, Edeb, 102, 103;   Tirmizî, Deavât, 34) Konu: Allah'a Kesin İman (Yakîn) ve O'na Dayanmak (Tevekkül)..✨🌻
Din İslam
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌀#Muhammedim) De ki: “Size bir tek öğüdüm var: Ya ikişer kişi hâlinde veya tek tek Allah için kalkıp şöyle bir kenara çekilin ve bütün önyargılarınızdan sıyrılarak samimi ve ciddi olarak düşünün! Göreceksiniz ki, arkadaşınız Muhammed’de delilikten hiçbir eser yok! O, çok çetin bir azabın öncesinde sizi ondan sakındırmak için gelen bir peygamberden başkası değildir.” 46 De ki: “Bu yaptığım hizmet karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum. Böyle bir şey istedimse, o sizin olsun. Çünkü benim ücretimi verecek olan ancak Allah’tır. O, her şeye hakkıyla şâhittir.” 47 De ki: “Şüphesiz Rabbim bâtılı imhâ ederek gerçeği ortaya çıkaracaktır. O, bütün gizlilikleri çok iyi bilir. 48 De ki: “Hak geldi ve bütün açıklığıyla kendini ortaya koydu. Artık, tâkipçileri canlı tutmaya çalışsa da, bâtıl ne yeni bir şey ortaya koyabilir, ne de gideni geri getirebilir; böylece sönüp gitmeye mahkûmdur.” 49 De ki: “Eğer ben yanlış bir yola sapmışsam bunun zararı banadır. Eğer doğru yolu bulmuşsam, bu da Rabbimin bana vahyettiği Kur’an sayesindedir. Gerçekten O, her şeyi hakkıyla işitendir, kullarına çok yakındır.” 50 #Tefsir: 📖 📖 İnsan, bir kısım ön yargılardan kendini kurtarıp, gerçeği bulabilmek için samimiyetle düşünecek olsa; yine aynı safiyetle Hz. Muhammed (s.a.s.)’in hayatını ve kişiliğini inceleyecek olsa, onda delilikten hiçbir iz bulunmadığını, aksine onun toplumun en akıllı insanı olduğunu görecektir. Hem Mekkeliler, zaten henüz kendisine peygamberlik verilmeden önce de ona çok güveniyor, emanetlerini ona bırakıyor ve mühim işlerinde ona danışıyorlardı. “Kâbe hakemliği” olarak bilinen şu hâdise bunun canlı şâhididir: Allah Resûlü’nün nübüvvetinden beş sene önce Kâbe’yi tâmir eden Kureyşliler Hacer-i Esved’i yerine kimin koyacağı hususunda
KUANTUM FİZİĞİ "NAZAR DEĞMESİNİ DE" AÇIKLAR MI?
"Bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer." 2. Söz'den. Zaman zaman kuantum fiziği ile ilgili kitaplar okurum. "Hakikatin tâ kendisidir!" demek aşırılığına kapılmam. Hayır. Zîra, imân ederim, hakikat ancak el-Muhît olan Allah'ın elindedir. Rabbü'l-Âlemîn olarak her şeyi yaratan Odur. Evet. Her şey hakkındaki en doğru bilgiyi her şeyi yaratmak itibariyle her şeyi kuşatan Vahid-i Ehad söyleyebilir. Parçadan bütüne gidenlerin bilgisinin kıymetiyse ulaşabildikleri parçanın büyüklüğüne göredir. Ne kadar kuşatabildilerse o kadar! Fakat şu kadarcık hakkını veririm: "Kuantum fiziği beşeriyetin gözünü bir parça açmıştır." Ne anlamda? Geçmiş yüzyılın materyalist fizik yaklaşımını aşmak bağlamında. Aynen. Materyalizmin eşya yaklaşımı sadece "gözleneni" esas alıyordu. "Gözlemciyi" bir detay gibi görüyordu. (Ve hiç hesaba katmıyordu.) Dolayısıyla hakikatin dairesi şahit olunandan ibaretti. Ancak kuantum fiziği bunu bir parça kırdı. Gözlemcinin de gözlemlediği şeyi etkilediği gibi bir yere götürdü bizi. Dalga-tanecik araştırmalarıyla yazıyı uzatmayayım. Lakin kuantum fiziğiyle asgarî ilgilenenler dahi bilirler: Gözlemcinin yaratılışa etkisi üzerine acayip acayip iddialarda bulunmaktadır. İşte, bir şekilde, bunun, Bediüzzaman Hazretlerinin "mânâ-i harfî" ve "mânâ-i ismî" kavramlaştırmalarına da bakabileceğini düşünüyorum arkadaşım. Çünkü, o, bir yerde Refet abiye bu ıstılahları tarif ederken diyor ki: **"Sen âyineye baksan, eğer âyineyi şişe için bakarsan, şişeyi kasten görürsün. İçinde Re'fet'e tebeî, dolayısıyla nazar ilişir. Eğer maksat, mübarek simanıza bakmak için âyineye baktın; sevimli Re'fet'i kasten görürsün. (...) Âyine şişesi tebeî, dolayısıyla nazarın ilişir. İşte birinci surette âyine şişesi mânâ-yı ismîdir; Re'fet mânâ-yı harfî
Kuantum Fiziği