Spoiler İçerir!
10/10
·350 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:07
annesinden de babasından da sevgi görmemiş, babaannesinin sevgiyle yetinmek zorunda kalarak büyümüş Adalet, annesi babası ve babaannesinin ölümünden sonra tamamen yalnız kalmıştır. bir gün hastanede yatarken ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve çok uzun yaşamayacağını öğrenen Adalet, bu dünyadan giderken kötü bir insan olarak gitmek istemediği için bugüne kadar işlediği tüm günahları sorgulamaya başlar ve ilk günahını hatırlar. ilk günahını düzeltince üstündeki suçluluk duygusunun kalkacağını düşünen Adalet, ilk günahını düzeltmek için elinden geleni yapmaya çalışır. hastaneden çıkar çıkmaz bir bilet alıp ilk günahını işlediği yere gider. ilk günahı; Mahsun adında bir çocuğun çirkin ve pis oyuncak ayısını sırf inadına almış olmasıdır. ancak eski mahallelerine gittiğinde Mahsun'un artık orada olmadığını öğrenir. kendisi de zaten babasının trafik kazasında ölümü sonrası annesinin psikolojik sorunlar yaşamasıyla babaannesinin başka mahalleye taşınarak gelinin düzeleceğine inanmasıyla taşınmışlardır. Adalet, Mahsun'un oyuncak ayısı olan Muhlise'yi, Mahsun'a verip suçluluk duygusundan kurtulmak amacıyla Mahsun'u bulmak üzere yolculuğa çıkar. ancak bu oyuncak ayı, Adalet için çok önemli bir yere sahiptir. Adalet'in yalnız ve kimsesiz hayatında onunla konuşan ve yanında olan tek kişi oyuncak ayısı Hülya'dır. Adalet için Hülya'yı Mahsun'a vermek çok zor olacaksa da Adalet ilk günahından kurtulmak istemektedir. Adalet, yaptığı bir sürü yolculukta aşkı, pişmanlığı, gerçekleri, öfkeyi ve benzeri birçok duyguyu keşfetmektedir. Adalet Mahsun'u bulduğunda, Mahsun öfke nöbeti geçirir ve Hülya'yı yanmkata olan ateşin içine atar. Bu sırada Adalet düşüp kafasını mermere vurur. böylece Adalet'in ilk günahı da, hayatı da sona ermiştir. kitap, psikolojik derinliği çok yüksek bir roman.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:09
Shems Friedlander'ın Kış Hasadı kitabını okurken, tasavvufun yalnızca geçmişte yaşamış sûfîlerin tecrübesi olmadığını, modern insanın da ruhuna dokunabilecek bir hakikat arayışı olduğunu hissettim. Yazar, Mevlânâ'nın düşüncesini kuru bilgilerle değil, hayatın içinden örneklerle anlatırken okuyucuyu da kendi iç dünyasına yönelmeye davet ediyor. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken nokta, insanın dış dünyayı tanımaya gösterdiği çabanın çok azını kendisini tanımaya göstermesi oldu. Friedlander'a göre hakikate ulaşmanın yolu bilgi biriktirmekten değil, kalbi arındırmaktan geçiyor. Bu yönüyle eser, günümüzün hız ve tüketim odaklı yaşamına karşı sessiz ama güçlü bir itiraz niteliğinde. Kış Hasadı, bana insanın gerçek yolculuğunun dışarıya değil, kendi içine doğru olduğunu yeniden hatırlattı. Kitabı bitirdiğimde elimde kesin cevaplardan çok, üzerinde düşünmeye değer sorular vardı. Bence kitabın en kıymetli tarafı da burada yatıyor; okuru sadece bilgilendirmiyor, aynı zamanda kendisiyle yüzleşmeye davet ediyor.
Kış HasadıShems Friedlander · Sufi Kitap · 2014149 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·302 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 08:30
* M.fyamsı Kurgu * Yetişkin İçerik! * Onu kurtaran ve ona iyi bir suikastçı olmayı öğreten adamı ö.lü bulan ve intikam isteyen Lark (tarla kuşu) , onu tek babası olarak gören ve sonradan öğrendiği bilgiler doğrultusunda babası bildiği adamı ö.ldüren Bastian. # Babası bildiği adamın gerçekleri ve tek başına olmaması... # Lark , Bastian'ı öldürme çabaları bir yerden sonra komik gelmeye başladı. Aslında nedeni Lark'ın isteksiz hareketleriydi. Zaten içten içe öldürmek istemiyordu , sadece öğrenmek istemediği gerçekleri erteliyordu. # Aralarındaki çekimi sevdim. Lark , gideceğine çok inanıyordu ama hissettikleri ve hissettirilen duyguları tarafından engellendi . # Georgia ve Nash'ı tekrar görmeyi ve onları bir başka açıdan okumayı sevdim . Nash'ın arkadaşını korumasını , Lark'a olan yaklaşımını ve sonra da tanımaya başlayınca benimsemesini sevdim. Nash ve Bastian'ın arkadaşlık ilişkisini seviyorum . # Uzun zamandır bilinmeyi bekleyen sır ve kaçınılması zor bir aşk. # Akıcı bir kurgu .
No Matter the CostAnna Hackett · Anna Hackett · 20262 okunma
Bir derdin acısını bu kitaptan çıkarttım
Puan vermedi·504 syf.··
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:18
Bir tavsiyeyle belki de hiç dikkatimi çekmeyen bu kitabi bir çırpıda okudum. Betimlemeler ve karakterin iç dünyasına ayna tutan pasajlar okuyucu adına lezzetli anlatılar. Fakat bir karakter vardı ki hayal kırıklığı. Şuan elimde olan "Tanpınar'a Huzur Yok" kitabında da öyle bir karakterle karşılaştım. Edebiyatımıza giren bu tiplemeler niye diye sormadan edemedim. Bunu nasıl bir yerden yazıyorlar; artık gerceğimiz olmaya başlamanin yansımaları mi,bizi bir şeye ikna etme çabası mı, olur ne yapalım varlar ve var olmaya devam ediyorlarin kabulü mü.... Üzgünüm ama ben bu tiplerin edebiyatta varolmaya devam etmesine karşıyım. Eğer mesele hoşgörüyse ahlak çatısı altına sokamayacagim hiçbir hoşgörü benim sanatımda yer alamaz. Dünyayı değiştirmek herşeyiyle kabul ettiğim düzenin anlatıcısı olmamı gerektirmez. İlla da almak mı istiyorsunuz o halde anlatıp geçmeyin. Sanki öylece hayatımıza girebilir, görmezden gelebilir zemininden aktarmayın. Ana karakterin yapabileceği şeyler olmalı. Bir yazar olarak tek gayemiz bir karaktere hayat vermekten ve peşinde sürüklenmekten ibaret olmamalı. Bir hareket,bir erdem ve bir değişim tutarli bir sona işaret etmeli değil mi!
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma
“Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim”
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
“Carl Jung’un ifadesiyle, her birimizin içinde tanımadığımız biri daha vardır.” (s.19) İnsan kendisini tanıdığını düşünmeyi sever. Ne istediğini bildiğine, kararlarını bilinçli olarak verdiğine, dünyayı olduğu gibi gördüğüne inanır. Fakat bu kitap, bu noktadan başlayarak ayağımızın altındaki zemini yavaş yavaş çekiyor. Kitap fikirlerini büyük iddialarla sunmuyor; deneyler, vakalar ve nörobilim araştırmaları üzerinden açıklıyor. David Eagleman ’a göre yaptıklarımızın, düşündüklerimizin ve hissettiklerimizin büyük bölümü bilinçli zihnimizin erişemediği süreçler tarafından şekillendiriliyor. Sabah uyandığımızda “ben” dediğimiz şey, beynimizde olup bitenlerin yalnızca küçük bir parçası. Bu kitabı okuma sürecinde beynin yanında kendimiz hakkında sahip olduğumuz birçok kesinliği de sorgulamaya başlıyoruz. Kitap ilk olarak algılarımızdan şüphe ettiriyor. Eagleman, gördüğümüz dünyanın dış gerçekliğin doğrudan bir kopyası olmadığını, beynin oluşturduğu bir yorum olmasından bahsediyor. Görsel yanılsamalardan zaman algısına kadar uzanan örnekler, dış dünyanın sabit kalmasına rağmen beynimizin bize farklı gerçeklikler sunabildiğini açıklıyor: “Gerçeklik, beyin tarafından pasif biçimde kaydedilmek yerine, aktif biçimde beyin tarafından inşa edilir.” (s.127) İkinci aşamada sıra kararlarımıza geliyor. Özgür irade, kişilik, tercih ve sorumluluk gibi kavramlar kitap boyunca ele alınıyor. Kitabın en sevdiğim tarafı buydu. Yazar kesin yanıtlar sunmuyor. Güzel olan tarafı düşünmeye değer keyifli sorular bırakıyor zihnimize. Kararlarımızın ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu, davranışlarımızın ne ölçüde bilinçli seçimlerimizin sonucu olduğunu tartışıyor kitap buyunca. Kitabın zihnimizi rahatsız eden tarafı bu bölümde bence. Çünkü insan, duygularını ve seçimlerini özgür iradesinin
Incognito - Beynin Gizli HayatıDavid Eagleman · Domingo Yayınları · 20138,1bin okunma
8/10
·278 syf.··
2026 91. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 09:49
Yıllardır aşık olduğu adam onu kardeşi olarak görür ve aralarında hiçbir şey olmayacağını 20 yaşında, zor da olsa, kabullenmiştir. Rosie, 27 yaşında l Enzo'nun en yakın arkadaşıdır ve hala ona aşıktır. Teknoloji binasına yapılan saldırı sonrasında kaçırılır ve aylarca tutsak kalır. Ancak binayı imha eden kendisi olduğu için yakınları onun öldüğünü düşünür. Bu sırada Enzo, Rosie'ye karşı olan duygularını netleştirmeye başlamıştır. Herkes onun öldüğünü söylese de Enzo bunu kabul etmez... Bu son kitap, bundan önceki iki kitabı kafamdan sildi. Rosie için düzenlenen cenaze törenini okurken ben de ağladım. Kitabın içeriğini böyle beklemiyordum; araya zorunlu bir ayrılık girmesi beni şaşırttı. Açıkçası ben sürekli yan yana olan iki karakteri okuyacağımızı zannediyordum ama öyle olmadı.Keşke çift oldukları kısmı biraz daha okuyabilseydik, bence o sahneleri az okuduk. Yazar keşke bu kadar kısa kesmeseydi. Kitaplarını neden böyle kısa yazıyor anlamıyorum; uzatılması gereken konuları ve sahneleri uzatmıyor, çok yüzeysel bırakıyor. Oysa bu kitapta daha fazla sahne yazılabilirdi. Enzo'nun Rosie için ağlaması ve çabalaması gibi sahneleri okurken çok duygusallaştım. Yazar o duyguyu bana göre çok güzel aktarmış. Sonuç olarak serinin son kitabını beğendim.
1000Kitap
Saved by a GodMichelle Heard · Independently Published · 02 okunma