B A Y I L D I M
8/10
·112 syf.·
2024 68. kitabı
Bazı kitaplar sadece okunmaz; Akdeniz’in o hem canlı hem melankolik sokaklarında, sinematografik bir rüyanın içinden geçilerek yaşanır. Antoni Casas Ros, bu sarsıcı eserinde matematiğin soğuk formüllerini şiirin sıcaklığıyla eritiyor ve acıyı saf bir estetiğe dönüştürüyor. Roman, feci bir kaza sonrası yüzünü kaybedip gecenin loşluğuna sığınan bir matematikçi ile toplumun kıyısındaki sıra dışı, marjinal ruhların rehberi Lisa’nın yollarını kesiştiriyor. Bu tuhaf ve kalıpları yıkan karakterlerin adımları, okuyucuya buram buram İspanya sokaklarında geziniyormuş hissi veriyor. Sayfalar arasında Pedro Almodóvar sinemasının o cesur, kuralsız ve rengarenk dokusu kelimelerle yeniden hayat buluyor. Yazarın önümüze fırlattığı teorem ise kitabın bittiği yerde bile zihinde dönüp duruyor: "Korkunç veya çirkin bir şeyi güzelliğe çevirmek için ona yeterince uzun süre bakmak yeterlidir." Kusurlu olanın içindeki o gizli kutsallığı keşfeden roman, "Ahenk = Kaos" denklemiyle hayatın vahşi ritmini fısıldıyor. Yaralarını Almodóvarvari bir estetikle taçlandırmak, Akdeniz ikliminin o gizemli gece yürüyüşlerinde tuhaf karakterlerin izini sürmek isteyenler için sarsıcı, deneysel ve büyüleyici bir başyapıt.
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013945 okunma
10/10
·325 syf.··
2026 153. kitabı
Charlie Gordon, zihinsel engelli bir yetişkindir. Tek isteği “akıllı olmak” ve insanlar tarafından kabul görmektir. Deneysel bir ameliyat için seçilir. Daha önce aynı işlem Algernon adlı bir laboratuvar faresinde başarıyla uygulanmıştır. Ameliyattan sonra Charlie’nin zekâsı olağanüstü biçimde yükselir. Ancak zekâ arttıkça hayatın da kolaylaşmadığını fark eder. Eskiden dost sandığı insanların onunla alay ettiğini öğrenir, yalnızlaşır ve giderek insan ilişkilerinin karmaşıklığıyla yüzleşir. Sonunda Algernon’da görülen korkunç gerilemenin kendi kaderi olabileceğini keşfeder. Algernon'a Çiçekler Daniel Keyes
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Reklam
7/10
·250 syf.··
2026 6. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:01
Vay be... Cidden vay be... Gözlerim dolu dolu bitirdim. Bu arada kitabı okumadım, storytel'den dinledim, seslendirenlerle ilgili bir çift laf etmezsem hatırları kalır, başta Murat Eken olmak üzere hepsi harika iş çıkarmış, tebrik ederim. Storytel'de genellikle bir kitabı tek bir seslendirmen okur, bu yüzden bazen diyalogları takip etmesi ve iç sesi diyalogdan ayırt etmesi zor olur ama bu kitapta her karakteri ayrı bir kişi seslendirdiği için takip etmekte hiç zorlanmadım. Gelelim kitabın içeriğine... Aslında son kısma gelene kadar fikirlerim oldukça olumsuzdu, hikâyenin kurgusu çok basit, yer yer de klişe gelmişti, hele bazı yan karakterlerin hayat hikâyeleri yeşilçam filmlerinden aşırma gibiydi. Tabii bir kitabı dinleyerek takip etmek, okuyarak takip etmekten daha zor benim için. En basitinden, dinlediğim kitapları çoğu zaman ya yolda ya ev iş yaparken, yani hareket halindeyken dinlediğim için not alma fırsatım olmuyor. O yüzden de bu incelemeyi yazarken sadece hafızamda kalanlara güvenmem gerekiyor. Bir de çapraz okuma işini biraz abartıp aynı anda 6-7 kitaba devam ettiğim için bu kitabı ömrünüze bereket tam 76 günde bitirmişim. Neyse çok uzattım, devam edeyim... Dinlerken baş karakterimiz Arif'in sürekli yazarlardan, filozoflardan alıntılar yapması, o alıntıların üstüne söz söyleyip serbest çağrışımla aklına uçuşan apır sapır düşünceleri paylaşması hoşuma gitmişti. Tabii burada okurken edebi hazdan bayılacağınız, beyninizin yanacağı upuzun cümlelerle, bilinçakışı tekniğiyle yazılmış paragraflardan bahsetmiyorum. Bir arkadaşınızla muhabbet ederken kuracağınız basitlikte ve bazen de küfür içeren cümleler işte. Sevdim mi sevmedim mi arada kaldığım bir diğer konu da Arif'in tüm sohbetlerine yedirdiği genel kültürüydü. Yani sevgilisiyle Guinness marka bira içiyor ve
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026418 okunma
MEXANİKANIN DAİMİ DƏYİŞƏ BİLMƏYƏCƏYİ ‘‘PORTAĞAL’’ - İNSAN
Puan vermedi
ANTONİ BÖRCES – MEXANİKİ PORTAĞAL Əsəri oxuyanda ilk sarsıdıcı an, məncə, 1-ci hissənin sonuncu cüməsi idi - ‘‘Özü də hələ on beş yaşım var idi’’. Doğrudur, bu cümləyə gələnədək olduqca iyrənc, ürəkbulandırıcı dərəcədə hadisələrə şahidlik edirik, amma bu yaramazlıqların 15 yaşında birinin əsəri olması daha qorxuducudur. Bəzən insanları tərbiyə etmək, fikirlərini dəyişdirməklə bağlı ağlabatan çıxışların şahidi oluruq. A.Börces əsərində bunun təsirinin müvəqqəti olduğunu, insanın öz iradəsi ilə, zamanla dəyişdiyini göstərir. Ümumilikdə əsər çox aydın və təsirli dillə yazılıb. Tək məyus olduğum məqam sonluq idi. Mənim üçün əsərin sonu əvvəlindən daha önəmlidir. Lakin bu əsərdə hər səhifəni maraqla oxusam da sonluq məni həyəcanlandırmadı. Onu da qeyd edim ki, əsərlə əlaqəli film də çəkilib. Stanley Kubrickin rejissorluğu ilə çəkilən filmdə izləyicini narahat edən məqamlar var. Çəkilişlər reallıqdan fantastikaya yönəlib və zorakılıq dolu təsvirlər çoxdur. əslində, hadisələr Aleksin dilindən danışıldığı üçün görüntüdə zorakılığa üstünlük verilməsi normaldır, amma məni narahat etdiyi üçün ötəri baxdım. Əsas diqqətim sonluğunda idi - filmin sonu yarımçıq bitir. Aleks haqqında kitabda başqa, filmdə tamamilə başqa fikir formalaşdırılır. Belə ki, əsərdə Aleks doğru yolu tapsa da, filmdə o pis oğlan olaraq qalır. Bunun çox maraqlı səbəbi var – kitabın əvvəlində də bildirilir ki, yazar kitabı çap üçün təqdim edəndə nəşriyyatçı son fəsli silir və film də məhz o ilk nəşrlərə əsaslanaraq çəkilib.
Mexaniki PortağalAnthony Burgess · Qanun Nəşriyyatı · 2021113bin okunma
Puan vermedi
Düşük IQ ile doğan Charlie bir gün deney için ameliyat olur ve eskisinden de daha zeki olmaya başlar. Arkadaş edinmek ve yanlız kalmamak için ameliyat olmuştur fakat bu yeni hali eskisinden daha da yanlız olmasına yol açar. Yazarın anlatımı gayet akıcı ve mesajlar ile dolu
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
9/10
·182 syf.··
2026 18. kitabı
Bana göre Ruhsal İnzivalar, psikanalitik literatürde yazılmış en etkileyici kitaplardan biri. Kitap ilerledikçe, daha önce klinikte karşılaştığım ancak anlamlandırmakta zorlandığım birçok ruhsal süreci yeniden düşünme fırsatı buldum. John Steiner, kitap boyunca özellikle psikotik, sınır ve nevrotik örgütlenmedeki hastaların ruhsal dünyalarını anlamaya çalışırken, ruhsal inziva kavramını merkeze alıyor. Steiner'a göre bazı hastalar, ruhsal çatışmaların, depresif kaygıların, suçluluk duygularının ya da paranoid korkuların yarattığı acıdan korunabilmek için iç dünyalarında bir tür sığınak oluştururlar. Ancak başlangıçta koruyucu bir işleve sahip olan bu alan, zamanla kişinin gerçeklikle, ilişkilerle ve kendi ruhsal gelişimiyle temasını sınırlandıran bir yapıya dönüşebilir. Kitabın en güçlü yanlarından biri, ruhsal geri çekilmeyi yalnızca bir savunma olarak değil, karmaşık bir ruhsal örgütlenme biçimi olarak ele alması. Steiner, kişinin neden bu yapılara tutunduğunu anlamaya çalışırken, aynı zamanda bu yapıların nasıl olup da ruhsal gelişimin önünde bir engel haline geldiğini gösteriyor. Bu nedenle kitap, yalnızca patolojiyi açıklamaya değil, onun işlevini anlamaya da davet ediyor. Kitap boyunca Klein'ın paranoid-şizoid ve depresif konum kavramları Steiner'ın düşüncesine yön veren temel referans noktalarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Bölme, yansıtmalı özdeşim, idealizasyon ve değersizleştirme gibi savunmalar, Steiner'ın seans odasında karşılaştığı gerçek örnekler aracılığıyla çok daha anlaşılır hale geliyor. Bu yönüyle eser, Kleincı kuramın seans odasında nasıl hayat bulduğunu görmek açısından oldukça değerli. Beni en çok etkileyen bölümlerden biri, hastanın sağlıklı ve gerçeklikle temas kurabilen parçalarının nasıl baskı altında tutulduğunu anlattığı
Psikoloji
Ruhsal İnzivalarJohn Steiner · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 20239 okunma
Reklam
Reklam