Puan vermedi·269 syf.··
2024 43. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 23:52
Ataol Behramoğlu, 13 Nisan 1942’de, Azerbaycan kökenli bir ailenin çocuğu olarak babasının yedek subaylığı sırasında Çatalca’da doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları, ziraat müdürü olan babasının görevi nedeniyle Türkiye’nin çeşitli yörelerinde geçti. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Kars’ta öğrenim gördü. İlk, orta ve lise öğrenimini Çankırı’da tamamladı. Bir süre Ankara Hukuk Fakültesi’ne devam etti, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nün derslerini izledi, aynı fakültenin Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1966). İlk şiir kitabı “Bir Ermeni General” 1965’te, kitaplaşan ilk çevirisi “İvanov” (Anton Çehov) 1967’de basıldı. Mihail Yuryeviç Lermontov’dan ilk şiir çevirilerini de bu dönemde yaptı. 60’lı yıllar toplumcu kuşağının manifestosu niteliğindeki şiirlerden “Bir Gün Mutlaka”yı 1965’te yayımladı. 1969’da “Ant” dergisinde birkaç sayı yayımlanan “Toplumcu Genç Şairler Savaş Açıyor” başlıklı oturumda yeni toplumcu şiir üstüne görüşlerini açıkladı. 1970’de yayımlanan ikinci şiir kitabı “Bir Gün Mutlaka”, kuşağının öncü yapıtlarından biri olarak kabul edildi. 1970’de İsmet Özel ile yayımlamaya başladıkları “Halkın Dostları” dergisi geniş yankı uyandırdı. Aynı yıl, Maksim Gorki’den çevirdiği “Yaşanmış Hikâyeler” yayımlandı. Ataol Behramoğlu 1970 yılı sonbaharında dört yıl sürecek ilk yurtdışı yolculuğuna çıktı. 1972’ye kadar Londra ve Paris’te yaşadı. Paris’te Louis Aragon ve Pablo Neruda ile tanıştı. Aragon’un yönetimindeki “Les Lettres Françaises”de, Abidin Dino çevirisiyle, “Bir Gün Mutlaka” dan bir bölüm yayımlandı. Paris’te Théatre de Liberté’nin kuruluş çalışmalarına katıldı (1971). İlk oyun “Légendes à Avénir / Geleceğe Masallar” için bölümler yazdı. 1972 sonbaharında Sovyet Yazarlar Birliği’nin çağrılısı olarak gittiği Moskova’da yaklaşık iki
Kızıma MektuplarAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2008228 okunma
Amerikan Edebiyatının Tolstoy'u Ernest Hemingway
8/10
·635 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 18:48
Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Ataol Behramoğlu 'nun önsözüyle renklendirdiği, Erol Mutlu çevirisi bir kitap. Hemingway, kitabında İspanyol İç Savaşı sırasında dağlarda faşistlere karşı savaşan gerilla güçleri arasında bulunan Amerikalı bir İspanyol profesörü olan Robert Jordan'ın gözünden savaşın anlamsızlığını sorgular. İspanya İç Savaşı'nda bir köprüyü uçurmak için görevlendirilen bir gerilla grubunun dört günlük hikâyesini anlatır aslında eser. Faşizmin ilk gerçek ve kanlı provasını Avrupa'da yaptığı bir savaştan bahsediyoruz. Biz okurlar isminden de yola çıkarak Çanlar Kimin İçin Çalıyor sorusunu soruyoruz kurgu boyunca. Buradaki çan, insanlık için bir uyarı aslında. Faşizmin aslında ne kadar büyük bir tehlike olduğunu insanların gözüne soka soka anlatır 1940' larda. Daha faşizm ikinci dünya savaşıyla o pis yüzünü dünyaya göstermemişken , o çanları bangır bangır çalarak anlatır faşizmin ayak seslerini Hemingway. Velhasıl otobiyografik esintilerin bolca serpiştirildiği bir kitap aslında. Yazar kendini, savaş muhabiri ,deli , profesyonel boksör ,profesyonel boğa güreşçisi, profesyonel içkici olarak tanımlıyor. Evinde, silahını ağzına sokup ateşleyerek hayatına son veren bir yazar aynı zamanda . Hemingway 'ın dördüncü eşi intiharına şahit olduktan sonra yapılan incelemede olayın intahar değil de silahını temizlerken silahın yanlışlıkla patlayıp öyle öldüğünün kayıtlara geçilmesini istiyor. Silahla ilişkisi aslında korkuyla ilişkisi ile çok yakın çünkü babasının intiharına şahit oluyor yazar. İstanbul'a gelip o dönem çalıştığı gazete için Kurtuluş Savaşı üzerine yazılar yazmış. İsmet İnönü ile tanışıp bir dostluk kurmuş. İsmet Paşa da çok kötü Fransızca konuşuyordu ben de aynı şekilde, o bizi birbirimize yakınlaştırdı diye bir söylemi var yazarın . Atatürk ile
Roman-Edebiyat
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dikkat! Romanla ilgili ipucu(spoiler) içerir.
Puan vermedi·152 syf.··
2022 16. kitabı
Ataol Behramoğlu'nun çevirisi ve önsözüyle, Rus edebiyatının önemli yazarlarından güzel bir roman. Pyotr Andreyiç, ailesi tarafından çok küçükken askere yazdırılmıştır. Büyüyüp genç bir delikanlı olduğunda Orenburg'a askere gider. Yanında lalası Savelyiç de vardır. Giderken tipiye yakalanıp kaybolurlar. Yolda bir adam onlara yolu gösterir. Andreyiç de ona değerli bir manto hediye eder. Görev yerinde Yüzbaşı Mironov'un emrine girer ve bir kaleyi korurlar. Orada sürgünde bulunan Şvarbin'le tanışır. Şvarbin kötü bir karakterdir. Yüzbaşının kızı Marya'yla evlenmek istemiş ama reddedilmiştir. Andreyiç de Marya'yı sever. Bu arada kendisinin Çar olduğunu iddia eden Pugaçev ayaklanır ve kaleyi kuşatır. Yüzbaşı ve eşini öldürür. Andreyiç'i de öldürecekken biraz da Savelyiç'in sayesinde onu tanır ve affeder. Pugaçev, tipide Andreyiç ve lalasına yolu gösteren adamdır. Şvarbin, kale komutanı olur ve annesiz babasız kalan Marya'yı kendisiyle evlenmeye zorlar. Andreyiç, Pugaçev'in yardımıyla gidip Marya'yı kurtarır fakat Pugaçev isyanını bastıran yönetim, onu Pugaçev'e yakın olduğundan dolayı vatana ihanetle suçlar ve ölüme mahkûm eder. Marya'yla konuşan Çariçe, Andreyiç'i affeder ve Marya ile Andreyiç evlenirler. Pugaçev ise idam edilir. Romanda olayları Andreyiç anlatmaktadır ama aslında roman Andreyiç'in hatıra defteridir. Yani romanda çerçeve olay örgüsü vardır. Romanın sonunda anlatıcı değişir. Anlatıcı, "Pyotr Andreyiç Grinyov'un notları burada kesiliyor.(...) Pyotr Andreyiç Grinyov'un anılarını dedesinin hikâye ettiği zamanla ilgili bir iş üstünde çalıştığımızı öğrenen bir torunu vermişti bize." der.
Roman
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 036,9bin okunma
Bir Küçük Yerli Edebiyat Magazini
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2020 15:35
Sevgili Erdal; Bu zor geçen son günlerimde bana o kadar derman oldun ki, seni, yaptıklarını, Türk edebiyatına katkılarını hayatım boyunca minnetle anacağım. Erdal Öz 1935 doğumlu, yani bu dergicilik, edebiyat sohbetleri mektuplar konuşulduğunda en erken mektup tarihi 1956 olduğuna göre Erdalcım henüz 21 yaşında, gerçi 17 yaşında yayınlanan yazıları da var. Daha önce okuduğum Yarın, Nasıl Bir Gün Olacaksın? ‘da bize göre çok küçük yaşta tüm klasikleri okuduğunu, analizlere, yazı işlerine başlamış olduğunu biliyoruz, adam yazın için doğmuş resmen. Oldum olası edebiyat magazinine bayılırım. Kaynak olarak günlükler ve mektuplar ise beni keyiften uçuruyor. Bu kitap yaşanmış hikayelerin mektupları, sürpriz son yok yani. Gerçi biyografilerin spoileri olmaz ama vay efendim bunu niye söyledin demeyin, içinde edebiyat dedikodusu var, ayrıca bu bilgiler yalnız bu kitapta da yok o yüzden rahat olun, magazinimize başlayalım. ‘50 kuşağı’ edebiyatçılarından, yazar, aydın ve bence minnet duymamızın en önemli sebebi Can yayınlarını kurması olan yayıncı Erdal Öz'e yazılmış yaklaşık 40 yılı kapsayan mektuplar bunlar. Kimler kimler yok ki; Yaşar Kemal, Edip Cansever, Salah Birsel, Yusuf Atılgan, Ülkü Tamer, Aziz Nesin, Behçet Necatigil... Erdal Öz'ün yazdığı mektupları da okusak her şey daha netleşirdi belki ama mektupların çoğu kendi derdini anlatan cinsten, bazılarında da Erdal Öz’ün notu var. Erdal Öz daha 20'li yaşlarının başlarındayken büyük yazarlar tarafından sevilen ve sayılan biriymiş. Bunda arkadaşlarıyla kurduğu 'a dergisi', Cem Yayınlarında çalışması ve sonrasında tabii ki Can Yayınları'nı kurması, sürekli edebiyat çevresinde olmasının etkisi yadsınamaz. Bu arada Şemseddin Sami'nin Erdal Öz'ün dedesi olduğunu biliyor muydunuz? Kitapta 18
Sevgili Erdal - Erdal Öz’e MektuplarSelim Bektaş · Can Yayınları · 201917 okunma