Ayrılığa düştüğünüz herhangi birşey hakkında hüküm Allah'a aittir. "İşte Rabbim olan Allah O'dur. Ben O'na dayanmaktayım ve hep O'na sığınırım." (Şûra Sûresi/10).
Hızır hakkında bildiğin işittiğin sana yeter.
Yalnız Hz. Musa'ya bir ilimden bir parça öğretti.
O bile tahammül edemedi.
Resûlü Ekrem'e Hızır mülâki olmamıştır.
Resûlün ledün ilminden öğrenmeye ihtiyacı olmadığından Hızır, edeben Resûle mülâki olmamıştır.
Hızır'ın kim olduğunu söyleyebilsem yahut bilsem;
Kendi kendinden utanırsın.
Onun için Hızır'a tesadüf etmeye çalış.
Üçler, yediler, kırklar bunlar dünyadan nübüvvet yani.
Resûlün dünyadan ayrılışı ile izn-i ilâhî ile velâyet makamına yani, tahavvül eden her şeyin takib ve tatbik edicileridir.
Tabiînden sonra üçler, yediler, kırklar diye bu ruhanîler ortaya çıkmıştır. Resûlden evvel bunlar yoktu.
Diğer dinlerde ve peygamlerlerde yoktur.
Aslı da meçhuldür.
Herkes bilemez.
Bugün bunların miktarları da azalmıştır.
Üçler yoktur.
Yediler üç kişi kaldı.
Kırklar yediye indi…
Arı başka
Çiçek başka
Bal bambalka...
Aralarında köprü kuramazsın...
Melek balka
Nebî başka
Kul başka...
Yağmur başka,
çocuklar ya da hayvanlar da isteyerek
bir şey yapabilirler ama onlar bir tercihte bulunmazlar. Bir şey birdenbire yapıldıysa o da tercih ederek değil istenerek yapılandır. Bazıları tercih etmenin bir istek, tutku ya da sanı olduğunu iddia ederler, ancak bu doğru değildir, çünkü aklımız yoksa tercih de edemezsiniz, fakat istek ve
tutku söz konusu olabilir. Bir insan kendisine hakim değilse tercihlerine göre değil isteklerine göre hareket eder, kendine hakim olan insan ise isteğine göre değil tercihine göre hareket eder. İstek ve tercih birbirlerinin karşıb şeylere gerek duyabilirler. Yine isteklerimiz hoş ya da üzücü şeylerle ilgiliyken tercih bu şekilde değildir. Tutkuların da tercihle fazla ilgisi yoktur, çünkü bir şey tutku nedeniyle
yapılıyorsa onun tercihle pek alakası yoktur. Yine tercih ve isteme yakın şeylermiş gibi görünseler de aynı şey
değillerdir. Örneğin imkansız bir şey tercih edilmez, bir insan kalkıp imkansızı tercih ediyorum derse garipsenir, fakat ölümsüzlük gibi imkansız bir şeyi isteyebilirsiniz.
İnsan bazen asla beceremeyeceği bir şeyi de isteyebilir, örneğin hiç yenemeyeceğini birini yenmek, fakat bunlar tercih edilen şeyler değildir. İnsanlar sadece becerebilecekleri şeyleri tercih ederler. İstek amaca yöneliktir, tercih ise amaca giden yolla ilgilidir. Örneğin sağlıklı olmamızı
sağlayacak şeyleri tercih ederiz, fakat mutlu olmayı isteriz, mutlu olmayı tercih etmek mantıklı değildir. Yani tercih becerebileceğimiz şeylerle ilgilidir
Bir şahıs Hasan Basri (rh.)'ye, 'Filan adam senin gıy-betini yaptı' dedi. Bunun üzerine Hasan, bir tabak yaş hurma doldurarak o adama gönderdi ve şöyle dedi: 'Kulağıma geldiğine göre sen hasenat ve sevabından bana hediye etmiş-sin, ben de o hediyene karşılık sana bu hurmaları hediye etmek istedim. Beni mazur gör, çünkü senin hediyene tam olarak karşılık vermeye kudretim yok.'
Bu kitap, dilin hakikaten bir Müslüman’ın ahiretini yakan bir uzuv olduğunu fark ettiriyor.
“Allah'a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Edeb 31) Aslında Peygamber Efendimizin bu hadis-ı şerifi, sükûtta hayır olduğunu beyan ediyor…
Tüm doğada ancak bir tek yaratık vardır ki, Tanrı işte bunu ben yarattım' diye övünemez. Bense, o yaratıkla yani insan denilen yaratıkla çoktan ilişkimi kestim.