🌿 M Ü L K S U R E S İ 🌿 Mülk sûresi, fazileti hakkında hadis varid olan sûrelerdendir. Peygamber (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Kur'an'da otuz ayetlik bir sûre var, bir adama şefaat eder ve o kişi mağfiret olunur, O "Tebâreke" sûresidir" (Tirmizi, Fedâilil-Kur'ân 9; Ebu Davud, Salât, 322; İbn Mâce, Edep, 52). Câbir (r.a)'dan nakledilen başka bir hadiste de şöyle denilmektedir: "Peygamber (s.a.s), Secde ve Tebâreke (Mülk) sûrelerini okumadan uyumazdı" (Tirmizi, Fedâil'ül-Kur'an, 9). @ 📚
Din İslam
Amerika'yla el sıkış, tarafsız olun manşeti Var çetin bi' savaş burada, yeter ulan, bi' fark edin şu hali Darp edip gelen NATO'yla savaş laneti Korkma, elbet yıkılmı'cak müslümanın mabedi Orta Doğu'da vahşet, toprak altı toplu mezarlar Yapmadığınız şey kalmadı sussun diye ezanlar Ebu Cehil ordusunda nöbet tutan Sezar'lar Fizan'dan gelen bu ses diriltir atamı mezardan Neden savaş yanlısı hep tuttuğunuz taraflar? Playboy'a poz vermekse anladığınız sanattan "Barış Bildirgesi" dediğin olmamalı bi' paragraf Ki Pentagon'da verilmiyor özgürlüğüne anahtar İsrail'e saygı duruşu fikriniz de ortak akım Diliyorum ki bütün makam araçlarınız yolda kalır "Nedir sorun?" sorma, takıl; format atın, o noksan akıl Düzelemeyiz var oldukça siktiğimin pop sanatı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günümü anlatıcam çünkü neden olmasın ki nee??
Meyaba yasısın?? Sabah 9.30 ve 10'a alarm kurdum ama 11'e kadar uyudum. Çünkü uyumak istedim. Sonra kahvaltı yaptım. Kurumuş kıyafetlerimi toplayıp hazırlandım. 13.15'te psikolojik danışmanla 16. Seansımızı yaptık. Sonra bi ödevimin çıktısını aldım. Yurda dönüp ödevi bıraktım. Okula dönüp saat dörtteki sınavıma çalıştım. Slaytları bi kere okuyup sınava girdim. Hoca dersten geçelim diye elinden geleni yapmış soruları kolay hazırlamıştı bence. Sınav sonucu açıklanınca itiraf ederim. Sonra merkeze gittim ayakkabıcıya gidip bi tane babet aldım. Merkeze gitmişken parka gitmemek olmazdı parka gidip spor aletlerine bindim sonra salıncakta sallandım. Parkta bi tane prensesle tanıştım. Yanımdaki salıncağa binmişti. Bi tane oğlanla birlikte oynuyolardı abla kardeşler sanmıştım. Meğer arkadaşıymış. Arkadaşının adı Aras'mış. Ama r harfini söyleyemediği ve peltek konuştuğu için Ayaz diyo sanmıştım. Sonunda Aras dediğini anladım. Arkadaşı onu sallarken salıncağa tekme atıyordu. Öyle düşersin ama dedim çocuğa. Prenseste tekme at dedi ama öyle düşer dedim. O da eliyle tekme atsın dedi. Sonra arkadaşını kardeşi sandığımı söyledim. O da kardeşim var benim adı Poyraz dedi. Hmm güzelmiş ismi dedim. Sonra senin adın ne dedim. Elanur dedi. Kulağımda kulaklık vardı Edanur dedim yok Elanur dedi. Sonra salıncak çok büyük bu park bizim çünkü okulumuza yakın dedi. Arkadaşı onu sallamayı bırakmıştı. Sen beni sallar mısın? Dedi. Tabiiki de dedim ve salladım. Ben salladıktan sonra tamam yeter birazda babam sallasın dedi. Kızın bütün özelini döktük. Allah gahretmesin. Kızın yanından ayrılınca "Elanur başa bela bi güzelliğin var dikkat et tatlım" diye içimden geçirmiş olabilirim. Sonra sosyal tesiste bi tost bi de supangle yedikten sonra yurda döndüm. İp atlayıp yürüyüş yaptım. Saat dokuza kadar
1000Kitap
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
-e bilmek/-a bilmek
Bir yerden bir yere gidebilmeyi çok seviyorum. Gidebilmek, yapabilmek bir insan için şükredilecekler listesinde en başta bence. Bir yerlere koşuşturmak, sürekli acelesi olmak, oradan oraya yetişmek... İşinin olduğuna mı şükredersin,bir işe yaradığına mı şükredersin, bunu mümkün kılan maddi imkana mı yoksa en temeli fiziksel güce mi şükredersin? Gerçekten şuan hangisine şükretsem diğerinin hatrı kalır! Binlerce, yüz binlerce kere hamd olsun Rabbime. Bunu paylaşırken çok düşündüm eksik olanları incitirmiyim diye fakat bu saydığım şeyler belki birçoğuna göre şikayet sebebi. Sürekli birşeyler yapmak, ordan oraya kosturmak, hiç durmamak, dinlenememek gibi. Fakat demek istediğim, aslında bunlar şükür sebebi olmalı insana. Sizinde hayatınızda belki işi eksik belki maddi gücü belki fiziksel gücü eksik olanlarınız vardır mutlaka fakat şikayet ettiğiniz şeylere iyice bir bakın, emin olun aslında o kadar şükredeceğiniz şey çıkar ki karşınıza belki bende vesile olmuş olurum tefekkürünüze..sebep olana hamd olsun
Hayata Dair
Nikah Şahitliği ve Hanefî Mezhebine Göre Gayb İlmi ​Hanefî mütekaddimûn (ilk dönem) fukahasından olan İmam Fakih Ebu'l-Kasım Ahmed b. İsme es-Saffâr (ö. 336 h.), evlenirken Yüce Allah’ı ve Nebi ﷺ'i nikahına şahit tutan kimsenin tekfir edileceğini (dinden çıkacağını) açıkça belirtmiştir; çünkü bu kimse, Nebi ﷺ'in gaybı (yani kendisine ulaşacak hiçbir beşerî yol bulunmayan gizli şeyleri) bildiğini iddia etmiş olmaktadır. ​İmam Ebu'l-Kasım'dan yapılan bu nakli; el-Fetâve'l-Velvâliciyye (c. 5, s. 422), Hulâsatü'l-Fetâvâ, el-Muhîtü'l-Burhânî, el-Fetâve'l-Bezzâziyye ve el-Fetâve't-Tâtârhâniyye gibi pek çok meşhur fetva kitabı yazarı aynen aktarmıştır. ​Fakat el-Fetâve't-Tâtârhâniyye müellifi, Ebu'l-Kasım es-Saffâr’ın bu katı görüşüne karşı, el-Mültekat sahibinin (ki muhtemelen 6. yüzyıl alimlerinden Ebu'l-Kasım es-Semerkandî'dir) "tekfir edilmeyeceğini" söylediğini aktarır; zira bu nikahın, Nebi ﷺ'in ruhuna arz edilen (gösterilen) şeylerden biri olma ihtimali vardır. Nitekim et-Tâtârhâniyye'de (c. 4, s. 38-39) şöyle geçmektedir: ​"Bir kimsenin, Allah ve Resûlü’nün şahitliğiyle bir kadınla evlenmesi caiz olmaz. Şeyh İmam Ebu'l-Kasım es-Saffâr'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: 'Bunu yapan kimse kâfir olur; çünkü Resûlullah ﷺ'in gaybı bildiğine inanmıştır.' el-Hücce'de ise şöyle denmiştir: el-Mültekat'ta bu kimsenin tekfir edilmeyeceği zikredilmiştir; çünkü eşya (meydana gelen olaylar) Nebi ﷺ'in ruhuna arz olunur ve şüphesiz peygamberler gaybın bir kısmını bilirler. Nitekim Yüce Allah: 'O gaybı bilendir, gaybına kimseyi muttali kılmaz; ancak razı olduğu bir resûl müstesna' [Cin: 26-27] buyurmuştur." ​Mecmeu'l-Enhür adlı eserde de buna benzer bir ibare yer almaktadır. ​Özetle: Hanefî fukahasından bazı mütekaddimûn alimler, kendisinden sonra meydana gelen olaylardan