[7] Her varlık, kendi doğru yolunda ilerlemekten mem-nuniyet duyar. Düşünebilen bir varlık da yanlışları ve karan-lık şeyleri onaylamadığında, dürtülerini yalnızca toplumsal işlere yönlendirdiğinde, yalnızca kendi gücünün sınırları içerisindeki şeyleri istediğinde ya da onlardan sakındığında, evrensel doğanın pay ettiği her şeyi içtenlikle karşıladığında kendi doğru yolunda ilerler. Çünkü tıpkı yaprağın doğası-nın, bitkinin doğasının bir kısmı olması gibi o da evrensel doğanın bir parçasıdır. Ancak yaprağın doğası duygusuz, akılsız ve engellenebilir bir doğanın parçasıdır; insanın do-ğası ise engellenemeyen, akıllı, adil bir doğanın parçası. Zamanı, varlığı, nedeni,eylemi herkesin değerine göre pay eder.