... Gizli Özne

... Gizli Özne
@a___aymisali
“ Kitleler üzerinde yapabileceğin en güzel,güçlü devrim kitap okumaktır. ” ¶¶ Yürekten damıtılmış bir ÖZNE, sözden ziyade aşktan öte ; Gönülden kaleme...ay-misali #120680380 ¶¶
Diploma insanı kariyer sahibi yapar!...
Şahsiyet sahibi olabilmek için okuyup, öğrendiklerini dilden öte kalbe indirmek gerek.
485 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
[1] Şafakla birlikte, kendine şunları söyle: İşgüzar, nankör, küstah, hilekår, haset, geçimsiz kişilerle karşılaşacağım. Bu kötü özelliklerin hepsi iyi ve kötü bilgisizliğinden bu kişilerin başına geldi. Fakat ben, iyinin doğasının güzel, kötünün doğasının çirkin olduğunu gördüm. Benimle aynı soydan gelen günahkâr doğalı biriyle de sadece aynı kan ya da tohumdan geldiğimizden değil, aynı aklın ve Tanrı'nın kutsallığının bir parçası olduğumuzdan akrabayız; bu yüzden akrabaların hiçbirinden bana zarar gelmez. Çünkü ne soydaşlarımdan biri beni kötü bir şeyle çevreledi, ne ben soydaşım olan birine öfkelendim, ne de birisinden nefret et- tim. Zira ayaklar, eller, gözkapakları, altlı üstlü sıralı dişler gibi birbirimize yardım için doğduk. Yani akrabaların bir- birlerine aykırı davranması doğaya aykırıdır. Dolayısıyla birbirimize sinirlenmeyi ve birbirimize darılmayı engelledik.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yaratılış âlemi tabiatı gereği çokluk üzere kuruludur. Çünkü mutlak birlik ve teklik Allah'a mahsustur. O'nun dışında her şey çoklukla vardır. Evrende birbirinin aynı olan iki şey yoktur. İkiz, benzer, aynısı vs. dediğimiz şeylerin hepsi birbirinden farklıdır. Kesret yani çokluk, varoluş âleminin zati ve zaruri bir yönüdür. Onu ortadan kaldıramazsınız. Kaldırmaya çalışırsanız varlık düzeni bozulur. Yaratılış fıtratı bozulur. Varlığın çokluğunu olduğu gibi kabul eder ve güneşi aydan, toprağı sudan, bitkiyi taştan, sıcağı soğuktan ayırırız. Bu ayrımların farkına vardığımız ve farklılıkların manasını kavrayıp onları yönetmeyi becerdiğimiz oranda dünyada yaşama şansımız vardır. Bu kozmik ilke, insani ve kültürel düzlemde de geçerlidir. İnsanın zihin ve duygu dünyası da böyledir. Kur'an'da bize deniyor ki: "Ey insanlar! Şüphe yok ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanız dır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır."2 Ayette geçen "birbirinizi tanımanız için" ifadesinin Arapça aslı te'arefudur ve bu kelime örf, irfan, maruf ve marifetle aynı kökten gelir. Tanımanın ve tanış olmanın zemini insanların maruf, yani iyi ve güzel olanda buluşması, buradan irfan ve marifete yani hakikatin bilgisine ulaşması ve bunu bir örf yani gelenek hâline getirerek in- sanların hayrına sunmasıdır. Dolayısıyla farklılık ve çokluk, insan- ları bölmez, tersine iyi, güzel ve doğruda birleştirerek onlara yeni ufuklar açar. Düşünce, sanat ve kültürdeki zenginlik bu ontolojik ilkenin bir yansımasıdır. Farklılıktan korkan kendi özünden emin değildir.
Sayfa 255 - 256·Kitabı okudu
Kişinin dostuyla olan bağı, duayla olan bağına benzer; kendiyle olan bağı ise, mücadeleyle olan ba­ğına benzer ve insan, mücadele etme gücünü duadan alır. Franz Kafka
En güzel sana mağlup olurum ben Gözlerine, sözlerine Yüzünde çiçek açtıran gamzelerine En güzel sana mağlup olurum Bakışına, bir tek gülüşüne Canımın içinden geçerek Canım deyişine En güzel sana mağlup olurum ben Kalbimin ritmini değiştiren çocuksu hallerine Yaşama anlam katan ölesiye sevişlerine.. En güzel sana mağlup olurum ben Bir tek sana Yalnız sana Hep sana, Hep sana... İnan Durak Taş
Zihnin dünyası, bedenin dünyasından daha zengindir. Zihnin hazları ve zevkleri, bedenin zevklerinden daha derinliklidir ve daha kalıcıdır. Biriyle sohbet etmek, konuşurken fikrî takip yapabil- mek ya da bir yerde başlayıp çok alakasız bir yerde bu sohbeti bi- tirmek... Bunlar bana çok büyük zevk veriyor. Hele ki sohbet eh- li biriyle konuşabilmek... Maalesef bu çok sık olmuyor. Çok faz- la sohbet ehli bulamıyorsunuz. Sohbet" kelimesi sahabe ve sahip olmakla aynı kökten gelir.Peygamber Efendimizin (s.a.v.) arkadaşlarına sahabe denmesinin sebebi onların sohbet ehli olmalarıydı. Peygamberimizin sohbetinde bulundukları için onlara sahabe deniyordu. Sohbet ehli olanlar birbirlerine sahip çıkarlar; aklen, zihnen, kalben, duygu olarak...Ve o bir akıştır, bir yolculuktur. "
Sayfa 232 - 233·Kitabı okudu