(Ama en çok da sevgiyi)
"Aslında bu kurabiyeleri torunlarımız için yapmıştı ama her ikisinin de başka programları varmış. Aynı şehirde yaşıyoruz ama bize ayıracak yarım saat bile vakitleri yokmuş."
Yaşlı kadın biraz heyecanlı, biraz da öfkeli bir ses tonuyla konuya girdi.
"Öyle deme Sadık, gençlik işte."
"Gençliğin vefayla ve ilgiyle ne alakası var Meryem? Hiç mi özlemezler bizi? Tam bir aydır görüşemiyoruz. Evlerine gittiğimizde de odalarından çıkmıyorlar. Bu sitemimi anne ve babalarına da söyledim ama değişen hiçbir şey yok. Yaşarken unutulmuşuz Meryem, ölünce mezarımıza bile uğramaz bunlar."
"Okudukları bölümler zor Sadık. Çok yoruluyor kuzularım. Yemek yemeye bile vakitleri olmuyormuş."
Geç bunları Meryem, geç. Özleyen, görmek isteyen bir şekilde vakit bulur. Bunlarınki yorgunluktan ya da yoğun- luktan değil, sevgisizlikten…