Yahu bize bir zamanlar eşekle, atla, katırla, sonra ciple ki tap gelirdi. Çocuklarımızla, kadınlarımızla okur, yararlanırdık. Şimdi gelmiyor; acaba niçin gelmiyor?' diye soran köylü de yok. Köylüler bence daha en az seksen yıl daha sürecek ağır bir uykunun içinde. Bizim bir şairimiz vardır; adı Fazıl Hüsnü Dağlarca'dır. Onun dediği gibi :
Öyle dalmış ki
Yüzyıllar süren uykusuna
Uyandırmazsan uyanacak değil.
Ben diyorum ki, aydınlık dostlarının politikası yoktur; ama düşmanlarının vardır. Bu yüzden, tıpkı sizin o ateşi çalan, neydi adı, Prometeus gibi, sürekli yenilirler. Yenildim ben de. Gayet açık. Zaman içinde kazansalar da, yenilirler."
Yurdumuzda aydınlığa karşı güçlü bir direnme vardır. Bunlar, ortaya Atatürk gibi güçlü adamlar çıkınca sinsi sinsi yatıp uyur görünse de, buldukları ilk fırsatta başlarını deliklerinden çıkarırlar. Anlattım: Halkevleri'ni, Halkodaları'nı öyle kolayca kapatıverdiler! Hele Köy Enstitüleri'ni ... Rahmetli İsmail Hakkı Tonguç'u düşünüyorum. O büyük adama kan kusturdular.