Ali Uyar

Ali Uyar
@a_uyar
Psikolojik Danışman/MEB
Lisans/PDR
Mersin
1 Temmuz
34 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Necdet, hayatından daha çok şeyler söküp atacaktı. Fakat, bunların yerine neyi koyacaktı? Hepsinin yeri boş mu kalacaktı? ……… Necdet bu manasız, bu çocukça fedakarlıkları tasarlarken sanki kendi eliyle vücudundan birer parça koparıp atmaya mahkum imiş gibi dayanılmaz bir elemle yüreği sızladı. 
Sayfa 36·Kitabı okudu
Reklam
Necdet kendisini sokakta bulunca bir suda boğulmak tehlikesinden henüz kurtulmuş gibi defalarca üstüste derin derin nefes aldı. Bununla beraber göğsüne aradığı ferahlık gelemiyordu. ……  rüzgârın kovaladığı kara kara bulutlar, dev yarasalar gibi biri biri ardı sıra, bir büyücü başına benzeyen ayın önünden kaçıp kaçıp gidiyorlardı. ……… Birbirine tamamıyla zit ve ikisine de aynı zamanda hakim bu iki ruh hali, genç adamı fırtınalı bir denizin dalgaları arasında bir tahta parçasına çevirmiştir.  Yazık; keşke şu dakikada Necdet bir tahta parçasına benzeseydi; bir tahta parçası gibi iradesizz hissiz, cansız ve hareketsiz olsaydı. Lakin ne gezer! Nejdet bir tahta parçasının tamamıyla aksi idi. Fırtına kendisiydi. Deniz kendisiydi, dalgalar kendisiydi. Sanki tabiatın bütün Coşkun unsurları hep onda toplanmış gibiydi. ……… Hele muhayyelesi bir saniye durmaksızın bir cehennem aleti gibi işliyordu…. ………….. ……demesinin nasıl kendini aldatmaya yöneltilmiş masumcasına bir yalan olduğunu anlıyordu. Bu tıpkı, bir tarafımız fazla ağrıdığı ve yahut bir tarafımız ameliyat yapıldığı esnada sözde acıyı duymamak için şarkı söylememiz gibi bir hile idi. Fakat ne yaparsak yapalım, ayrı oradadır ve bıçak etimizi yarmadadır.
Sayfa 32 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
1920 senesindeyiz. Lloyd George Siyaseti bize çoktan yapacağını yapmıştır. Taraf taraf Türk milletinin bütün nefes alma deliklerini tıkamıştır; İzmir’i bir kanlı et parçası gibi Yunanlıların önüne atmıştır. İstanbul’da işgal kuvvetleri fertlerinin halka reva görmediği cefa ve zülüm kalmamıştır. Bu memleketin aydın ve vatansever sınıfına karşı ise adeta ilk insanların yırtıcı mahluklara ve ilk Amerika kolonilerinin kırmızı derililere uyguladıkları “ kitle halinde yok etme” sistemini kullanmıştır.
Sayfa 24 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Onda, gerçekten avını yutup doymuş ve sıcakta çöreklenip uyumuş bir munis yılan yılan hali vardı.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Aklım takıldı! Bir şey diyeceğim! Yok, yok demeyeceğim! Vazgeçeceğim! Aslında başka bir şeydi söylemek istediğim. Yazdım, sildim. Yazdım, sildim. Seni düşünüyorum ne yalan söyleyeyim. Ama sorsan söylemem! Sen anla! Hisset ya da. Yormak istemiyorum artık hiç kimseyi. Yorgunum zira! Yeniden kurasım yok hiç, aşka dair cümleler. Kelimeleri yan yana getiresim yok bir de, kendimi anlatmak için. Sen anla! Konuşmak istemiyorum kısaca. Konuşacak ne var ki? Benim sana gelene kadar ne yaptığım mı, senin bana gelene kadar ne yaşadığın mı? Saçma! Ne geçmişe aidim artık ne de geleceğe ve kaçırmak istemiyorum şu anı da, olmuşların, bitmişlerin, gelmişlerin, geçmişlerin laf kalabalığında. Olacakların, biteceklerin ve geleceklerin kurgusunda ya da. Ama şimdi burada, seni düşünüyorum ne yalan söyleyeyim. Ama sorsan söylemem! Sen anla! Ne şu andan öncesi ne şu andan sonrası Dedim ya; bir tek şu anın ciddiyetindeyim. Hayallerim yok sana uzun uzun anlatabileceğim ama çok istersen kurarım tabi senin için ve illâ merak ediyorsan hatırlarım elbet canımın yanmışlığını da zira unutmuş değilim. Ruhumda dikiş izlerim. Yeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek için! Hiç söylenmemiş sözler duymaya ihtiyacım var, ve belki yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım var, yetmiyor bildiklerim. Şimdilik, baş edilir gibi değil içime çekilmişliğim. Sözlerini duyuyorum; düşüncemi zorlayan, aklımı sana uçuran. Her anlamaya çalıştığımda merak edilen oluyorsun. Anlamak istemiyorum merak etmekten korktuğum için! Yoksa buradayım yani, yörüngendeyim. Masallar tadındayım. Zehirli elma hevesindeyim! Bul beni! Lakin ne soru istiyor canım ne cevap. Ne bir beklentim var ne de bir söz verebilirim. Bulursan, sadece bulduğuna sevineceğim! Ve eğer geleceksen, seni burada bekleyeceğim. ... Özür dilerim bu kadar yorgun olduğum
Reklam