YORUMUM: Spoiler Yok! Önce yorumumu en başa yazmak istedim. Çünkü, bu hikaye sonuyla olan şeylerden dolayı beni çok etkiledi. Bilemiyorum. Belki bazılarınız şaşırtıcı ve beklenmeyen sonlarda, sadece şaşırma emaresini gösterirsiniz, ama benim duygulandığım bir kitap olduğunu söylemeliyim. Başlarda, Charlottenin 19-20 yaş halleri ile şimdiki zamana gidip gelmesiyle beraber, Annie adındaki genç bir kızın bakış açılarından, ilahi şekilde okuyorduk. Sonra, geçmiş yıllar bitti ve şimdiki zamana döndük. Charlottenin yaşadığı şeylere ve adlarını veremiycem, o kişilerinde yaşamak zorunda kaldığı şeylere üzüldüm. Finali kesinlikle çok sevdim ama şok üstüne şok olunca, gözlerim yaşlı oldu. Annie'nin zekasına hayran kaldım. Her ne kadar Charlotte yanında istemesede, Annie kesinlikle çok yardımcı oldu. Ayrıca, gerçekte yaşamış olan Hetşepsut kadın firavun, burada Hathorkare. Yazar, tarihleri ve mekanları değiştirmek zorunda kalsada, kadın firavun gerçek. Böyle birşeye çok şaşırdım. Aa, Charlottenin ailesinede baya kızgınım.
KONUSU: Mısır Sanat Müzesi'nin görkemli gala gecesinde, kalabalığın gözleri önünde duran bir eser birkaç saniyelik bir karmaşada ortadan kaybolur. Bu, sıradan bir hırsızlık değildir; yarım kalmış bir intikamın yeniden uyanışıdır. Adı silinmiş, hikâyesi çalınmış bir kraliçenin izleri efsaneler ve lanetlerle birlikte yeniden gün yüzüne çıkarken, tehlike her adımda biraz daha yaklaşır. Karanlığın içinden gerçekler yükselirken, geçmiş de kendini unutturmamaya kararlıdır. Çalınan Kraliçe, sizi New York'un ışıltılı geceleri ve Antik Mısır'ın gölgeleri arasında unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor.