Sigaranın dumanını içine çektikten sonra kısa bir an gözlerime baktı, hemen sonra başını hafifçe yana yatırıp bir anda dudaklarıma kapandı.
Ve her şey bir saniyeliğine durdu.
(inşallah sonat görurde zort olur)
Küçük ölüm
Aşk, yolculuğunun en derin noktasına ya da uçuşunun en yüksek noktasına ulaşhğında bizi güldürmez: En derinde ya da en yüksekte bizden inlemeler, çığlıklar, aa çekme sesleri koparır
ama bu coşkun bir acıdır ve iyi düşünüldüğünde bunda bir tuhaflık yok, çünkü doğmak acı veren bir sevinçtir. Bizi parçalarken birleştiren, kaybederken bulan ve bitirirken başlatan kucaklaşmanın doruk noktasına Fransızlar "küçük ölüm" diyorlar. Ona "küçük ölüm" diyorlar, ama değil mi ki bizi öldürürken doğuruyor, o büyük, çok büyük olmalı.