Aylak adam kitabını konusu hakkında hiçbir fikir sahibi olmadan kulak aşinalığı sayesinde edindim ve okumaya başladım. Önceleri kitapta kim kimdir şu an kimden bahsediyor karmaşası yaşadım fakat zamanla bu anlatım diline alışıp kitabın dünyasına dahil olabildim. Beni içine ise tam olarak "Kılığı düzgün bir adamın sokakta simit yemesi yasaktır. Bütün yasaklar gibi bunun da bir kaçamak yolu yok mu? Simidi kır, cebine sok. Tek elinle bir lokma koparıp, kimseye sezdirmeden ağzına at. Ama, ben
dişlerim sağlamken ısıracağım."cümleleriyle aldı çünkü Oğuz Atay, Dostoyevski başına buyrukluğu sezinledim ve ben bu başına buyrukluktan çok keyif alıyorum. Kendisine bay C. dediğimiz başkahraman tam bir Oğuz Atay tutunamayanı o bu durum için "tutamak sorunu"demiş farklı olarak.
Bay C. o kadar çok sigara içti ki kitapta sigarayı yeni bırakmış biriyseniz zorlayacaktır. Haricinde dağarcığıma a-da-ko ve ku-ya-ra gibi kavramlar soktu. Ben çok sevdim ve kitapseverler mutlaka o satırlarda bay C. nin İstanbul'un da gezsin derim.