yeni bir insanla tanışıyorsun… bakıyorsun dış görünüşler harikulade erkekler filinta, kadınlar ahu gibi. bir konuşuyor ki Türkçe öğrenmiş ecnebiler misali. düşünceleri Türkçesinden de kötü, dinlere sallayıp burçlara inanıyor, duaya inanmayıp manifestliyor… tabi başkasının neye inandığı beni ilgilendirmiyor diyemeyeceğim, bu mankafalarla aynı toplumda yaşamak, gerek yürürken gerek trafikte gerek evimde beni bayağı bir ortama çekerek bayağılaştırdığı ve bu toplumda çocuk yetiştireceğim için beni ve neslimin geleceğini de etkiliyor. hayata dair zevkleri herkesle aynı ve herkesle aynı olan şeyi, herkesle aynı yerden paylaşıp herkesleşmeyi iyi sanıyorlar. tabi kimin neyi, ne sandığı da beni ilgilendirir çünkü gün geçtikçe bu virüs herkese nüfuz ediyor ve her geçen gün bir şeyler daha normalleşiyor. bunları düşünürken diyorum bu acaba “geçmiş özlemiyle yeniye adapte olamayan yaşlı amca sendromu mu?” ama hayır ortada bir yeniden ziyade bir zeka yoksunluğu söz konusu ve bu ortamda zeka başka bayağı şeylerle ölçülüyor.