Sükût

Sükût
Evvel refîk badel-tarîk demiş eskiler; Yani önce yoldaş sonra yol..yoldaşınız kitaplar olsun
إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ وَمَا أَدْرِيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرِ تَنَزَّلُ الْمَلَئِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ أَمْرٍ سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Din
Reklam
Vurulup ömrünün ilkbaharında Kanından çiçekler açar yarında Cümle şehitlerin omuzlarında Bir sabah gelecek kardan aydınlık. Işıklar dal-budak, her kolu İslâm Gönüller, yürekler dopdolu İslâm Tek ölçüsü İslâm, tek yolu İslâm Bir sabah gelecek kardan aydınlık Abdurrahim Karakoç
Şiir
Bir gün baksam ki gelmişsin.. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar.. YAVUZ BÜLENT BAKİLER
Şiir
Gölgesinde otur amma Yaprak senden incinmesin. Temizlen de gir mezara Toprak senden incinmesin Abdurrahim Karakoç
Şiir
Filibeli Ahmet Hilmi Efendi
Yürü, ey seyyah-ı avare yürü, durma yürü Koymasın seni rah-ı visalden ezvak-ı misal Bu bedayi, bu letaif, nemi rüya ve hayal Yürü, ey zair-i biçare yürü, durma yürü Yürü ki, nüzhet-i vuslatta teali göresin Yürü, aslında fena bul, budur etvar-ı kemal Yürü, alâyişi terk et, içesin ke's-i visal Yürü ki, saha-i hîçîde tecelli göresin 'ey avare yolcu! yürü! durma, yürü! bu geçici âlemin zevkleri seni Allah'a kavuşmaktan alikoymasın. bu eşsiz manzaraların, bu güzelliklerin hepsi yalnızca bir rüya ve hayaldir. ey zavallı ziyaretçil yürü durma, yürü! yürü, kendi aslına kavuş Kemal'in dereceleri bunlardır. geçici sus ve gösterişi terk edip, yürü ki Allah'a kavuşma kadehinden içesin. yürü ki, yokluk meydanında Allah'ın kudretini ve sırrını göresin.
Şiir