Sükût

Sükût
Evvel refîk badel-tarîk demiş eskiler; Yani önce yoldaş sonra yol..yoldaşınız kitaplar olsun
Allah'a yakın olma heyecanının yerine yapma heyecanlar yerleştiren, insanları büyük statlarda toplayarak çok az sonra çözümlenecek basit bir bilinmezliğin tuzağında göz bebeğinin çevresinde dört döndürerek kas buğusunda kendinden geçiren, ses, çizgi ve rengin hayâl laboratuvarında ülküleşen bir takım soyut hayat görüntülerinde billurlaştırıp eriterek duyarlılığını israf, duygularını boş yere bir akışta yıpratan çağa , büyük değişmenin, dirilişin kılıcını havale etmek.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
"Kimin üzerinde kardeşine karşı irz veya başka bir şey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı (kıyamet ve hesaplaşmanın olacağı) gün gelmezden önce daha burada iken helalleşsin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nisbetinde kendinden alınır. Eğer hasenatı yoksa, arkadaşının günahından alınır, kendisine yüklenir.” (Buhârî, Mezâlim 10, Rikak 48; Tirmizî, Kıyamet 2)
Din
Sende gördüğümü görecekler diye, ödüm kopuyor... hep aklıma geliyorsun, bak gördün mü? senin de gidecek, başka bir yerin yok... kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum söndürmek istedikçe sana yanıyorum... yenildim işte ama yine de seni seviyorum sana bir sarılsam şimdi kırılsa yalnızlığımın kemikleri beni yokluğunla savaştırma kaybederim Şair. Özdemir Asaf
Şiir