Ortaçağ Avrupası İslami eserlerini tercüme edilmesi sayesinde eski yunan felsefesini özellikle de Aristo’yu ilk defa duyma imkanı bulmuşlardır. İbn Rüşd’ün Aristo üzerine yaptığı şerhler başta Paris üniversitesi olmak üzere ders kitabı olarak okutulmuştur.
Asabiyet terim olarak aralarında kan yakında bulunan bir topluluğun bütün fertlerini birbirine bağlayan ve herhangi bir dış tehlike durumunda onları ortak hareketi sevk eden birlik ve dayanışma ruhu olarak tarif edilir.
Hazreti peygamber, din kardeşliği idealine zarar vereceği düşüncesiyle bu duygunun etkisinin en alt düzeye indirmeye yönelik adımlar atmıştır.
Başkanlık kuvvet ve kudreti dayanır. Bu sebeple bir sülalenin diğerlerine başkanlık yapabilmesi için, onlardan daha güçlü olması gerekir. Bu güç ve kudretin kaynağı ise asabiyettir.
Muaviyeden itibaren asabiyet mülk gayesine ulaşmıştı, dini anlayış zayıflamış sultani ve asabiyet anlayışına gerek duyulmuştu. Başkası seçilseydi bu seçim tanınmaz çabucak bozulur ve birlik, ayrılık ve ihtilafa dönüşürdü.
Birinin yerine geçmek, birinin ardından gitmek, yerini doldurmak, vekâlet veya temsil etmek anlamlarına gelen hilafet, terim olarak İslam devletleri nde Hazreti Muhammed (sas)den sonraki devlet başkanlığı kurumunu ifade eder.