Siyaset halk için, ülke için yapılmıyordu. Belli bir azınlığın çıkar çatışmasının ağzı bozukluk ve yalancılık arenasıydı.
Siyaseti, ekonomiye, iş hayatına, yön veren iç ve dış uzantılar, yasadışı iş birliklerinin oluşan görünmez bir çıkarı vardı. Sistem bunun üzerine oturmuştu ve tekleyip duruyordu.
Görünür hale gelen konfor ve para düşkünlüğü, Medyatik sahte aşklar oluşu ve Yolsuz hayatların durmadan sergileniyor oluşu, eşitsizlik ve yoksulluk sıradan insanlar da hem özenti hem öfke uyandırıyor, onları her türlü aşırılığa sürüklüyordu.