Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu…
Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkinin tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlâhın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedî özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olsaydı.
Kendime bir türlü anlatamadım, özlemek ne? Özlemek birini yanında istemek ama onu asla ve asla bir daha görememek. Ben onu görmesem o yaşasa, dünyanın öbür ucunda olsa, sesini hiç duymasam, yüzünü hiç görmesem ama bilsem o hayatta, özlemek öyle bir şey mi?
Eskiden buranın güzel bir tadı vardı. Şiirler, kitaplar, romanlar okumanın bir heyecanı... Aylar önce yazdığım ve unuttuğum birkaç satıra denk gelmenin, "Vay bee çok güzelmiş" demenin bünyede bıraktığı kıpırtılı bi his vardı. Garip bir şekilde kendimi ait hissettiğim bir yerdi. Artık burada ne eski tadı bulabiliyorum ne de kendimi buraya ait hissediyorum. Şiirler, kitaplar, romanlar okumanın da pek bi heyecanı kalmadı.
Eskiden buranın güzel bir tadı vardı. Şiirler, kitaplar, romanlar okumanın bir heyecanı... Aylar önce yazdığım ve unuttuğum birkaç satıra denk gelmenin, "Vay bee çok güzelmiş" demenin bünyede bıraktığı kıpırtılı bi his vardı. Garip bir şekilde kendimi ait hissettiğim bir yerdi. Artık burada ne eski tadı bulabiliyorum ne de kendimi buraya ait hissediyorum. Şiirler, kitaplar, romanlar okumanın da pek bi heyecanı kalmadı.