Arzu Bozdemir

Arzu Bozdemir
81 okur puanı
Eylül 2014 tarihinde katıldı
Yalnız bırakıp gitme bu akşam yine erken Öksüz sanırım kendimi ben sensiz içerken.. Ben mi savunmasızdım, yoksa şarkı mı acımasızdı, bilmiyorum, iç bayıltan bir melankoli yavaş yavaş dört bir yanımı sardı. İçime yine sebepsiz bir yalnızlık çöktü. Ne oluyordu bana kaç zamandır? Ne güzel yaşıyordum sultan gönlümce.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Arzu Bozdemir

, bir kitap okudu
6/10
·124 syf.·
7 günde okudu
·
2017 21. kitabı
Erlend Loe
7.5/10 · 12,6bin okunma
... “Dün bana söylediklerini düşündüm. Bir sürü eşsiz yönümün ve yeteneğimin falan olmasını. Haklısın. Ben eşsizim ve yeteneklerim var. Sen de eşsizsin. İkimiz de eşsiziz. Herkes eşsiz.” “Aşağı yukarı öyle. Ama eşsiz olmak demek, sadece eşsiz demektir. İyi demek değil." “Haklısın. Doğru olanı yapmıyorsan, eşsiz olmak bir işe yaramıyor. Aslında, doğru ya da yanlış diye bir şey yok. Mesele, kim olduğun ve ne zaman olduğun”.
Yuvada başarılıydım. İlkokulda başarılıydım. Ortaokulda başarılıydım. Lisede iğrenç bir şekilde başarılıydım; yalnızca derslerde değil, sosyal olarak da. İneklemeden, bütün ders kitaplarını hatmetmeden başarılıydım; biraz isyankâr ve küstahtım, hocalara tavrım, izin verilenin sınırındaydı ama yine beni diğerlerinden daha çok severlerdi; bunu becerebilmenin şartı, insanın sevimsiz bir şekilde çok başarılı olmasıdır, diye düşünüyorum bugün. Başarılı bir öğrenciydim, süper başarılı birsevgilim oldu, diğer bütün işlere on basan bir iş teklifi aldıktan sonra başarılı dostlarımın arasında, başarılı bir şekilde evlendim. Sonra başarıyla büyüttüğümüz çocuklarımız oldu, başarılı bir şekilde elden geçirdiğimiz bir ev aldık. Bütün bu başarıların ortasında yıllarca dolanıp durdum. Başarılarla yattım, başarılarla kalktım. Başarılarla uyudum. Başarı soludum ve yavaş yavaş yaşamımı yitirdim. Şimdilerde olan bitene böyle bakıyorum. Allah çocuklarımı benim kadar başarılı olmaktan korusun.
... Pazar yürüyüşü yapanlar, köpeğini gezdirenler ya da izin gününü burada geçirenler de benden habersiz. Elli metre kadar ötemden derin sağcı düşüncelere dalmış bir halde geçip gidiyorlar, şehre bir tepeden bakıp her zaman kentin en güzel yerlerinde oturduklarını bir kez daha teyit etmek için Vettakollen'e gidiyorlar ve varlığımdan haberdar değiller. Bir yandan da ufak bir miktar parayı az riskli faiz fonlarına mı yatırsalar ya da komşularını, bu yakınlarda, fiyort manzarasını bir parçacık kapatması ve bahçenin güneşini engellemesi an meselesi olan bir ağacı kesmeye zorlasalar mı diye düşünüyorlar, bense çadırımda oturuyorum ve onları sevmiyorum, onlar bunu bilmiyor, ben de bunu seviyorum.Bundan hoşlanıyorum. Tuhaf ama böyle işte. Bu saklanmanın iyi birşey olmasıyla alakalı sanırım. Görünmemekten doğan o eski, güzel mutluluk. Çıt çıkarmamak, yere çömelmek ve kimsenin seni bulamayacağına inanmak. İnsanı tazeliyor.