Martin Eden'i anlamak için onun ince ruhuna sahip olmak gerekir sanırım.Başından sonuna kadar bir sanatçının nasıl var olduğuna şahit oluyoruz.Yazma ateşinin içine düştüğü andan,kütüphaneyi keşfetmesinden,çıraklık dönemlerinden,herkesin ona karşı olduğu ama onun kendine inandığı dönemlerden,uykudan nefret ettiği içinin alev alev yazma ateşi ile tutuştuğu dönemlerden,aşk ile olan imtihanından ve aşkı uğruna verdiği savaştan,açlıklarından,çok çalıştığı dönemden başarıya ulaştığı,şöhrete ve paraya kavuştuğu,insanların sahtekarlıklarını keşfettiği,ikiyüzlülüğünü keşfettiği,yazma hevesini kaybettiği,hayata küstüğü,uykuya sığındığı anlara kadar ona şahitlik ettik.Sen müthiş bir karaktersin Martin Eden.Bizi Martin ile tanıştırdığın için teşekkürler Jack London.