Kaderin oldum olası en büyük eğlencesi, kendine ait şeylere karşı bende sevgi ya da istek uyandırmak olmuştur, sırf ertesi gün o şeye sahip olmadığımı, asla da olamayacağımı göreyim diye.
İçimdeki her şey ölüyor - hatta düş kurabildiğime olan güvenim bile! Ne yaparsam yapayım, fiziksel olarak kendimi iyi hissedemiyorum. Gönlümün kaydığı bütün dinginliklerin, ruhumu parçalayan sivri köşeleri var. Bakışlarımı kenetlediğim bütün bakışlar zifiri karanlık çıktı, günün zayıflamış ışığının izi vardı bunlarda, acısız ölmek için biçilmiş kaftandılar.
Uyusam, uyuyakalsam, sakinleşsem! Huzur içinde soluk alıp vermenin, evrensiz, yıldızsız ve ruhsuz soyut bilincinden ibaret kalsam - sadece yıldızların yokluğunu yansıtan, ölü heyecan denizi olsam.