Sultan Kalavun Kıpçak ilinin kazak bölgesinde Burcoğlu aşiretine mensuptur. Aynı Baybars gibi moğollar tarafından esir alınıp satılmıştır. Baybars'la sıkı fıkı arkadaşlardır. Aynı şekilde
“Saygıdeğer meslektaşım Lübnanlı romancı Corci Zeydân’ın yazdığı eser.. Sanıyorum ki Abbâse’ye kıyas olabilecek tek bir Fransız romanı yoktur.”
~Fransız yazar Claude Farrere
Eyyûbîler denilince hepimizin aklına bir Hıttın savaşı ve bu savaşın büyük komutanı ve sultanı olan Selahaddin Eyyûbî şüphesiz ki gelecektir. Babası Necmeddin Eyyûb, dedesi Şadi b. Mervan'dır.
Hikaye Hicri 187 senesinde Bağdat'ta geçiyor. Abbase bir arap aynı zamanda Halife Harun Reşid'in kız kardeşidir. Cafer ise azat edilmiş iranlı bir köledir. Abbase ile Cafer'in aşkını ve saray hayatının göründüğü gibi güzel ve kolay olmadığını okuyoruz.
Feridüddin Attar'ın mesnevi – tasavvuf tarzında yazdığı bu eser öğüt veren birçok hikayeden oluşmaktadır. Bu eser Doğu Klasiklerinin en meşhurlarından olmakla birlikte birçok dile çevrilmiştir. Yazarın Mantık'ut-Tayr ismini verdiği bu eser Farsçadan dilimize Kuşların Dili ismiyle çevrilmiştir. 4931 beyitten oluşan bu mesnevi çevrilirken yazım özelliklerini kaybetmiştir. Yazar kuşların diliyle insanların hakikat arayışında sordukları soruları Şibli, Cüneyd, Rabia, Bayezid-i Bestami, Abbase gibi birçok ismin geçtiği rivayet hikâyelerle cevaplamıştır. Hikaye derlemelerinden oluşan bu kitap farklı birçok insana hitap ettiği için çok seçilmiştir.
Mantık'ut-tayr kitabında, tanrı inancı, cennet, günah, cehennem, iyilik, kötülük, günah, af, melek, peygamber, dua, fedakarlık, kanaat, nankörlük gibi birçok motif kullanılmıştır. Yazar bunları dolaylı yoldan kuşların ağzından anlatmıştır. Yazar ortaçağ döneminde bu eseri yazmıştır ve o dönemlerde birçok alim doğrudan anlatımdan dolayı yanlış anlaşılmış (veya kabul görmemiş) bundan dolayı da asılmış, sürgün edilmiş veya öldürülmüştür. Attar ise dolaylı anlatımı tercih etmiştir. İslam kültürünün manevi değerlerini korumuş ve bunları eserinde güzel bir kurguyla aktarmıştır. “Attar Mantık'ut-Tayr isimli eserinde temsili hikaye üslubuyla İslam kültürünün yapı taşlarından biri olan tasavvuf öğrettiği edebi bir yetkinlik ve manevi bir yaşanmışlık tecrübesi ile tasavvufun yalnız ehline açık olan en girift yanlarını bile sade ve deyim yerindeyse sehl-i mümteni denilen bir üslupla aktarmıştır.”
Halife Harun Reşid dönemi yine kanlı biten aşk hikayesi. ..Harun Reşid'in kızkardeşi Abbase ile azad köle Vezir Cafer'in büyük aşkı ve acı sonlari...Tarih her daim acılar ve kanla yazılmış ve hala acılar devam etmekte...