diken

diken
@abdd
6 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Dalgalar denize aittir, ama denizin kendisi sadece dalgadan ibaret değildir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kederli olduğun zaman bir ağacın altında ,bir nehir kenarında ,bir taşın üstünde otur ve hiç korku duymadan üzüntünü hisse. Gevşedikçe kederin güzelliklerini daha fazla yaşayacaksın . o zaman keder şekil değiştirecek ;senin dışında birilerinden kaynaklanmayan sessiz bir neşeye dönüşecek .Bu elinden hemen kayıp gidecek bir mutluluk olmayacak.
Sayfa 231 - 2010 Btik yayıncılık·Kitabı okudu
İlişkiler
Ömrümün Defteri Böyle Kapansın
Bu iletimi değerli https://1000kitap.com/osmanyalciner ' e ithaf ediyorum. Bu fukara sadece edebiyat değil, sinema hastasıdır aynı zamanda. Dolayısıyla artistlerin de. Evini bilmediğim artist çok azdı bir zamanlar. Bayramlarda evlerini ziyaret eder el öperdik. Zeki Müren’e Cağaloğlu yokuşunda rastlamıştık. Arabasının önüne attık kendimizi tabii. Kendisi arka koltukta oturuyordu. Belki 1974 belki de 75. Şevrole İmpala’ydı araba hiç unutmam. Kanatlısından. Tam seksen beş lira toka etmişti şoförü. Seksen beş lira aga. Dile kolay. Hemen ilk lokantaya daldık. O zamanlar Sirkeci’deydi ambarlar. Simsarlar bağıra çağıra yük bulurdu. Dolayısıyla çoktu seksen beş lira Sirkeci için. Birer mercimek çorbası içmiş, birer de kokoreç yemiştik. Tam yedi kişi. Lahmacun vardı da, çiküfteyi bilmezdi İstanbullu o zaman. Azdı nüfusu ya ondan. Hümeyra TV’nin kralıydı. Ya Yaş Otuz Beş şarkısı ya da Sessiz Gemi şarkısı çalardı. Bir ara Fikret Hakan’la evlendiğini okumuştum Ses dergisinden. Galiba boşanmışlardı dediğim tarihlerde. Çok sonra, meşhurluk yılları bitip unutulduğu zamanlarda Teşvikiye’de bir pasajda rastladım kendisine. Sultanı Yegâh diye bir plakçı dükkânı işletiyordu (İsimden tam emin değilim). AVM değil, pasajlar modaydı o zaman. Garibimin gücü bu kadarına yetmiş, bodrum katından ancak tutabilmişti dükkânı. Ah ablam benim ya, ben onu görünce tanıdım ya hemen, heyecanlandım, o, benim onu tanımamdan o kadar mutlu olmuştu ki, gözleri aydınlanmıştı. Fikret Hakan’sa şarkı söylüyordu evlendiği yıllarda. Cemo’yu, Löberde’yi severdik Allah için. Teyp yoktu, 45’lik plaklara okumuştu. Bir bayram sabahı Cüneyt Arkın’ın evinin kapısını çaldık. Yine o yıllarda. Tamam sabah, çok da erken, iyi de abim niye küfür ediyorsun ki sen bize? Kırdık camlarını biz de. Levent metrosu var ya?
Spor
"Kahramanı sen olsan da, hikâye benim...!" Nazan Bekiroğlu
Bir dik duruşun, kaç yenilgi, kaç gözyaşı, kaç kalp ağrısı ettiğini bilemezsiniz! Öyle işte... La Edri