“Üstünde yaşadığımız yerkürenin dışındaki katmanını tanıyoruz yalnızca. Çoğu ne kazıp bakmıştır yüzeyin iki metre altına ne de sıçramıştır iki metre havaya. Nerede olduğumuzu bilmiyoruz. Üstelik zamanımızın neredeyse yarısını derin uykuda geçiriyoruz. Ancak, kendimizi akıllı sanıyoruz ve görünüşte bir düzen kuruyoruz. Gerçekten de derin düşünen ve hırslı ruhlara sahip insanlarız!”
“Sanki ölümsüzlüğü yaralamadan öldürebilirmişsiniz gibi zamanı!
İnsan yığınları, suskun bir umutsuzluk içinde yaşamlarını sürdürür. Suskunluk denen şeyse kökleşmiş bir umutsuzluktur. Siz umutsuz bir kentten umutsuz bir ülkeye doğru yol alıyorsunuz ve avutmak zorundasınız kendinizi”