Derinlerde yaşanan bir aşk erotizmin doruklarında hissettirecek sonunda soru işaretleriyle biten belki de hiç bitmeyeceği gerçeği ile yüzleşmeniz gerekecek olan bir kitap kendinizi karakterler yerine koyup sonsuza kadar beklemek isteyebilirsiniz. Siz onun yerinde olsaydınız ne yapardınız? Okuyun bence değer.
Öldükten sonra ne olacak diye kendi zihninizde sorduğunuz ve yanıtladığınız soruları sorup, yanıtlamış yazar. Ben de düşünmüştüm diyebileceğiniz kadar hadi canım çok saçma veya komik diyebilirsiniz. Zaten çok kısa bir kitap düşünmeye sevkediyor ki okuduğunuz bölümlerde, okuma süresinden daha uzun bir süre durup düşünürken kendinizi bulabilirsiniz. Cenneti gerçekten istiyor muyum acaba dedirtebilir.
Bazen biz demekte bencillik olabiliyor hayatta bu kitap tam da bunu anlatıyor.. Dünya var olduğundan beri insanların sahip olduğu "ben" kavramının nasıl yok edildiği ve insanların "biz" kavramıyla esir edilmeye çalışıldığı, başkalarının istediği hayatı, başkaları için değil, hayatı kendiniz dilediğiniz gibi, kendiniz için yaşamanız gerektiği gerçeğini suratınıza vuruyor.. Kütüphanemde duran en kısa kitaplardan biri hala baskısını bulabilirseniz mutlaka okuyun..
Bir biyografi kitabı okuyacaksanız kesinlikle o kitap bu olmalı.. Oğuz Atay'a böyle bir insanı tanıttığı için minnettarım.. Tüm zorluklara rağmen başarabilmenin kitabı...
Semerkant sokaklarında Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve diğer arkadaşlarıyla beraber dolaşmaya, onlarla beraber yaşamaya hazır olun. Çok bahsi geçen haşhaşilerin hikayesine tanıklık etmek için mutlaka okumalısınız.