Öncelikle belirtmem gerekirki orjinal metni ve 1062 sayfa olan İş Bankası Kültür Yayınları'ndan okudum. Bu sebeptendir ki okurken bir miktar yoruldum. Zira kitabın detayları çok çeşitleniyor. Örnek vermek gerekirse bir bölümünde Slav-Türk savaşına, diğer bölümünde, köylülerin uzun uzun tarımsal faaliyetlerine, bir başkasında reçel yapımına girebiliyor. Bu kadar yoğun bir anlatım uzunda olunca ana konudan yer yer uzaklaşılıyor ancak genel olarak betimlemeler Dünya Klasiklerinin en belirgin özelliği olarak harika, karakterler dengeli serpiştirilmiş ve tatmin edici olup, hikaye ne kadar ara basamağa maruz bırakılmış ve okunması zorlaştırılmışsada "ana hikaye" nezdinde akıcı bir hikaye.
Karakterlerde bir kontrast yakalanmış örneğin Levin-Vronskiy kontrastında başarılı bir asker sosyetede ünü olan popülerliği olan ancak ahlaki değerleri zayıf Vronskiy'e karşı Levin emeğin, köylünün kıymetini bilen, sosyeteden kopuk, felsefi ve bilimsel sorgulamaya yatkın bir karakter. Beş ana karakterde de bu zıtlık olgusu işlenniş. Beş ana karakterimiz: Anna, Anna'nın kocası Aleksey, Anna'nın aşığı Vronskiy, Kiti ve Levin. Gelelim kitaba da adını veren Anna karakterimize etkileyici, cezbedici, güzel ancak ahlaki açıdan hırslarının kurbanı olabilecek şekilde duygularını takip eden bir karakter. Kiti; yine kontrast olacak şekilde iyi huylu, saf ve temiz yürekli genç karakter. Anna'nın kocası Aleksey ise yer yer doğrucu Davut'luk yapmaya çalışan ancak genel olarak bu yaptığım ya da bana yapılan yanlış mı doğru mu sorgulamasının içerisinde kalmış karakterlerimizden en olgunu.
Toparlamam gerekirse; kitabı, hikayesini ve karakterlerini beğendim, ancak orjinal metin yıpratıcı düzeyde detaylı ve haliyle okuması yoruyor. Okuyacakların bu son notumu göz önünde bulundurarak ve kitabın yoruculuğunu