Abdullah Ç.

Abdullah Ç.
@abdullahc
Elektrik Mühendisi
İstanbul
21 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·100 syf.··
2017 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2017 10:14
Tolstoy bu kitabında hayatı düzgünce yaşamış, örnek bir vatandaş ve ortalama bir koca olarak kısaca herşeyi yerli yerince yapmaya çalışan bir bireyin gözünden değerlendirmiştir. Karakterimiz, İvan İlyiç'in ölüm döşeğindeyken kendi kendisine sorduğu o kadar anlamlı sorgulama okura neden bu soruları, sormak için ölüm döşeğini bekleyeyim ki dedirtiyor. Acaba bu yaşıma kadar yapmam gerekenleri yaparken aslında yapmamam gerekenleri mi yapmışım dedirtiyor. Kitaptan bağımsız olarak; ilkokula git denildiğinde gitmiş Liselere Giriş Sınavı'na çalış bak lisede hayatını yaşarsın denilince inanmış, sonrasında ÖSS'de çalış üniveriste de rahat edersin denince inanmış, iyi üniversite iyi iş iyi hayat denilmiş inanmış, sabah sekiz akşam beş çalışmış, evlenmiş, ana-baba olmuş bir birey gerçekten yapması gerekenleri mi yapmış yoksa aslında yapmaması gerekenleri mi yapmış oluyor? Peki ne yaşamış oluyor? Hep görevleri bulunan bu hayatta, hep görevleri yerine getirerek ızdırap dolu bir yaşam mı sürüyor? Peki ölüm aslında bu ızdırap dolu hayattan bir kurtuluş mu? Peki o zaman neden yakıyor canımızı? Sonsuz mutluluk öncesindeki son bir sınav mı ölüm? Yaşadığımız hayat sadece bir sınav mı? Yoksa sadece bir ceza mı? Dedirten, düşündürücü bir kitap. Bu sorgulama ve kendi kendisine sorular 19.yüzyıl Rusya'sında İvan'a sordurulmuş, sizde 21.yüzyıl Türkiye'sinde bunu kendinize sorabilirsiniz.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·68 syf.··
2017 16. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2017 13:25
Stefan Zweig'ın Satranç'tan sonra okuduğum ikinci kitabı olup, platonik aşkın ne olduğunu, bir kişinin aşkı uğruna kendi hayatından nasıl vaz geçtiğini anlatan ve 55 sayfada 550 sayfalık duygu yoğunluğu aktarabilen mükemmel novella. Özünde isimsiz yani bilinmeyen kadınımızın mektubunun ilk cümlesi bile tüyleri diken diken edici şekilde etkileyici : "Sana, beni hiç tanımamış olan sana!"
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2017 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2017 17:55
Okudugum en etkileyici ve sasirtici sonlu Ahmet Umit romaniydi. Simdiye kadar okuduklarimin tumunde bi hikaye ve olaylar agi ile hos yanlar bulmak mumkundu ancak burada ki son adeta kitabi lezzetli bir yemegin uzerine dokulen sos ile fevkalade noktasina eristirmis gibiydi. Kesinlikle oneririm.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201632,8bin okunma
7/10
·1062 syf.··
2016 107. kitabı
·
106 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2016 07:58
Öncelikle belirtmem gerekirki orjinal metni ve 1062 sayfa olan İş Bankası Kültür Yayınları'ndan okudum. Bu sebeptendir ki okurken bir miktar yoruldum. Zira kitabın detayları çok çeşitleniyor. Örnek vermek gerekirse bir bölümünde Slav-Türk savaşına, diğer bölümünde, köylülerin uzun uzun tarımsal faaliyetlerine, bir başkasında reçel yapımına girebiliyor. Bu kadar yoğun bir anlatım uzunda olunca ana konudan yer yer uzaklaşılıyor ancak genel olarak betimlemeler Dünya Klasiklerinin en belirgin özelliği olarak harika, karakterler dengeli serpiştirilmiş ve tatmin edici olup, hikaye ne kadar ara basamağa maruz bırakılmış ve okunması zorlaştırılmışsada "ana hikaye" nezdinde akıcı bir hikaye. Karakterlerde bir kontrast yakalanmış örneğin Levin-Vronskiy kontrastında başarılı bir asker sosyetede ünü olan popülerliği olan ancak ahlaki değerleri zayıf Vronskiy'e karşı Levin emeğin, köylünün kıymetini bilen, sosyeteden kopuk, felsefi ve bilimsel sorgulamaya yatkın bir karakter. Beş ana karakterde de bu zıtlık olgusu işlenniş. Beş ana karakterimiz: Anna, Anna'nın kocası Aleksey, Anna'nın aşığı Vronskiy, Kiti ve Levin. Gelelim kitaba da adını veren Anna karakterimize etkileyici, cezbedici, güzel ancak ahlaki açıdan hırslarının kurbanı olabilecek şekilde duygularını takip eden bir karakter. Kiti; yine kontrast olacak şekilde iyi huylu, saf ve temiz yürekli genç karakter. Anna'nın kocası Aleksey ise yer yer doğrucu Davut'luk yapmaya çalışan ancak genel olarak bu yaptığım ya da bana yapılan yanlış mı doğru mu sorgulamasının içerisinde kalmış karakterlerimizden en olgunu. Toparlamam gerekirse; kitabı, hikayesini ve karakterlerini beğendim, ancak orjinal metin yıpratıcı düzeyde detaylı ve haliyle okuması yoruyor. Okuyacakların bu son notumu göz önünde bulundurarak ve kitabın yoruculuğunu
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
Puan vermedi·632 syf.··
2016 8. kitabı
Oblomov kitabında asıl anlatılan Oblomovluk'tur. Oblomovluk, Türkiye gibidir. Batıdan gelen olumlu ama kültürüne uzak örneklerle, doğudan gelen kültürüne yakın olumsuz örnekler arasında sıkışmış bir araf ruh halidir. Modernleşme, disiplin, amaç edinme, hedefe ulaşmayı görüp "Ne güzel meziyetler bunlar" diyebilmek ama içinde bulunduğun tembellik ve atalet halinden silkinememektir. Yakınında en yakınında hatta gözünün önünde örnekler varken "Yapamam ben, olamam ben, beceremem ben." demektir. İşte asıl ortadan kalkması gereken de Oblomovluk'tur. Kitabın altını çizdiği bir kişi özelinde değil aynı zamanda herkesin bir Oblomovluk anı olduğudur. Yanlış yolda gittiğini göre göre bile bile devam etmektedir insan. Çünkü o an yolu tersine yürüyemeyeceğine inanmaktadır. Okuyun bence gerçekten Rusya'nın dönemine ışık tutan şatafatı, tükenmişliği, çaresizliği, sahtekarlarını, yalanlarını, aşkı en azından döneminde yaşandığı kadarıyla göstermektedir. Doğu - batı çatışması resmi ile kendi ülkemizden kendi anılarımızdan bir çok nüans yakalama fırsatı sunan kitap, kişisel olarak da sorgulatan yer yer güldüren yer yer hüzünlendiren güzel bir hikayeye sahip. Okumanızı öneririm. İyi okumalar.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma