Bu büyüklüğün paradigması Doğa’dır. Deleuze, Doğa’ya “ait” bir felsefe, daha doğrusu, bir doğa-felsefe ister ve yaratır. Bunu “Dünya yaşamının düşüncede betimlemesi” olarak anlamamız gerekir ki bu şekilde betimlenen yaşam, bizzat betimlemeyi, canlı jestlerinden biri olarak içerebilsin.