"Bu ağacı ellerimle sallamak isteseydim, gücüm yetmezdi. Ama gözümüzle göremedigimiz rüzgâr ona istediği gibi eziyet ediyor, istediği yönde eğip büküyor. Tıpkı o rüzgârın ettigi gibi görünmez ellerdir bize de en kötü eziyeti edenler, bizi eğip bükenler."
O günlerde hırsızlık vakaları çok yaygındı. Herkes birbirinin malını çalardı. Yoksul sınıfların hırsızlığı yasadışıydı. Öte yandan toplumdaki kodamanlar ya yasal olarak çalıyorlar ya da yaptıkları hırsızlıklara yasal kılıflar uyduruyorlardı. Korunmayan hiçbir şey güvende değildi.