İşte inanmak da hiçbir şey görüp bilmeyene kalıyor, araya yüzlerce yıl sokuyor ve yüzlerce kafa bir o yana bir bu yana eğip büküyor ve binlerce yıl önceyi şimdiki hülyasına yakıştırıp kabul ediyor.
Burası hep böyledir, göreceklerin hep bunlar ve böyleleridir, bil ve alış dendi. Alış ki yapacağın yoktur, alış ki elin kolun sana sade yüktür, alış ki gözün dert kapısı ve manayı sezdiren ama çözdürmeyen bir kuyudur...