çok ağladıktan sonra sıcak bir banyo yapıp uyuduğum uykunun sabahında gibi hissettim. her şey oradadır ama tesiri değişmiştir. artık üzülmüyorsun ama üzüldüğünü hatırlıyorsun ve perdeleri sıyırırken gözlerin yanıyor.
-ceylan taş-
Coğrafya kaderdir diyorlardı değil mi? Kader, insanın kendisi aslında Josef. Coğrafya insanın değil, insan coğrafyanın kaderi. Ve burada anladım ki; şuurun kadar büyüksün, ülken de, sen de!
Ne kadar cesur olursak olalım, yokluk bizi ürkütüyor. İz bırakmadan silinmek, bir kurbağa gibi gebermek, bütün rüyalarımızla ve bütün acılarımızla yok olmak... İnsan zekası bu kadar trajik bir sonu zor kabul ediyor. Vücudumuzu aşmak, 'ben'in dar ve sevimsiz geometrisinin ötesine geçmek, sonsuza yönelmek, bir insana sarılmak, hatıralarda yaşamak: İşte aşkın, dinin ve kahramanlığın kaynakları.