Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:00
"Zalimin mazluma kör zindan diye dayattığı hapishaneler, çoğu zaman bir kentin kütüphanesine meydan okuyacak kadar metnin filizlendiği bir toprağa dönüştü." Furkan Abi, gazeteciliğe 2018 yılında başlamış olsa da benim geçen yıl 19 Mart’tan sonra tanıdığım en onurlu insanlardan biri. Furkan Abi yazdıklarını hapisteyken sosyal medyada bizlerle buluşturmuştu. O zaman hepsini merakla okumuştum; şimdi o yazılar Mart ayında kitaplaştı ve bizlerle buluştu. Ben de Mayıs ayında kitap halini de bir çırpıda okudum. 3 kez yaşadığı bu tutukluluk süreçleri tabii ki keşke hiç yaşanmasaydı o ayrı ama o Silivri Cezaevi’nden yazdığı bu öykülerle iyi bir gazeteci olmanın yanı sıra iyi bir edebiyatçı olduğunu da kanıtlamış oldu. Lisedeki coğrafya hocamın çok sevdiğim bir sözü vardı, “elmas basınçla oluşur” derdi. Evet kâbus gibi bir süreçten geçiyoruz ama bu süreç bize gerçekten o kadar kıymetli insanlar kazandırdı ki, her karanlıkta bir aydınlık olduğunu görmüş olduk. Karanlık yeterince aydınlık :) Kitabını “onurunu kaybetmeyen tüm tutsaklara…” ithaf etmiş. Umarım onurunu kaybetmeyen tüm tutsakların bir an önce özgürlüğüne kavuştuğu ve “Bizim Burada Ne İşimiz Var?” sorusunu sormayacağı günler çok yakındır. Bu düzenin dişlerini kıracağımız günlere...
Bizim Burada Ne İşimiz Var?Furkan Karabay · Tekin Yayınevi · 20264 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2026 114. kitabı
Bugün sizlere oldukça anlamlı bir kitapla geldim. @yazarseraperol ’un yazdığı “Güven”, İstanbul’un kaotik gürültüsü ve aniden patlayan silah seslerinin tam ortasında, geçmişin derin yaralarıyla şekillenmiş hayatların kesiştiğine şahitlik ettiriyor. Romanın kalbinde, çocukluğu “Baban öldü” cümlesiyle erkenden elinden alınmış, pembe bisikletine veda etmek zorunda kalmış ama büyüye büyüye gözü kara bir adalet savaşçısına dönüşmüş Avukat Eda var. Eda, bu coğrafyada kadın olmanın, hele ki o incinmiş kadın ruhunu koruyabilmenin ne kadar meşakkatli bir yolculuk olduğunu çok iyi biliyor. Arkadaşları Elif, Betül ve Yasemin ile paylaştığı evde sadece bir çatıyı değil; şiddetin her türlüsüne tanıklık eden, savunmasız kalmış kadınların acılarını ve umutlarını da omuzluyorlar. Kurdukları bu yuva, adeta törelerin kıskacında solan fidanlara, babasız büyüyen eksik çocukluklara güvenli bir liman oluyor. Hayat, Eda için planlarını hiç beklemediği bir anda, bir kurşun sesiyle tamamen değiştirdiğinde yol her şeyi baştan yazıyor. Kendini narkotik polisi Akın’ın gözlerinde bulduğunda, sadece trajik bir olayın tanığı değil; geçmişin izlerini saracak sarsıcı bir aşkın da başrolü haline geliyor. Biri babasız büyümüş bir kız çocuğu, diğeri ise yetiştirme yurdunda kimsesiz kalmış yaralı bir adam... Bu iki eksik ruh birbirine şifa olmaya çalışırken hikayeye ismini veren Güven abi dahil oluyor sürece. Güven, sadece bir isim değil; başarılı bir doktor olmasının ötesinde çevresine huzur veren bir dağ, o zor anlarda en ağır kararları omuzlayabilen bir irade olarak karşımıza çıkıyor. Doktorluğu ve tamirciliğiyle hayatları onaran Güven abinin aşk ve adalet arasında kalan Eda için vereceği o çok zor karar, okurken insanı akıl ve mantık sınırlarında derin bir yol ayrımına sürüklüyor. Yazar, toplumsal
GüvenSerap Erol · İkinci Adam Yayınları · 20255 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·547 syf.··
2026 3. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:40
Tarihi açıdan önemli olması bir yana edebi açıdan da gerçekten farklı bir perspektif sunuyor. Betimlemeler, olayın herkese yansımasını tek tek irdelemek keyifli. AMA BİR YERE KADAR. Başta bu kadar akıcı ve merak uyandırıcı olan kitabı tamamlamam o kadaarrr uzun sürdü ki... Dövüşüp durdunuz ya sıfır olay örgüsü abi kafayı yedim o onu dövüyo öteki berikini öldürüyo yok o aslında şunun oğluymuş da zamanında şunları şunları yapmışmış yemin ederim kafam şişti...
İlyadaHomeros · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20229,5bin okunma
Puan vermedi
Merhaba kitap dostlarım bugün size akıcı kalemiyle gönlüme taht kuran @y.kaan.koc kaleminden #obenimabim kitabı ile geldim. Kitap, Bodrum’da birbirine bağlı arkadaş grubuyla aralarına sonradan katılan küçük Olgu’nun etrafında ilerlemektedir. Arkadaşlar kolay para kazanma düşüncesi ile yola çıkarlar. Olaylar ilerledikçe para, güç ve çıkar ilişkileri devreye girer. Daha sonra suç dünyasına sürüklenmeye başlarlar. Küçük Olgu’nun aralarına katılmasıyla işin rengi değişir. Kardeşlik ve aile bağlarının önemi, Fedakarlık ve sorumluluk duygusu, sadakat ve ihanet arasındaki inci çizgi, kolay para kazanmanın getirdiği olumsuzlukları ve tehlikeleri ,abi karakteri ile koruyuculuk, fedakarlık, sorumluluk, güven duygularının ön plana çıkması çok güzel anlatılmış. Aile bağları, sevgi, kişinin vicdanını sorgulaması, iyiliğin ve fedakarlığın insana neler kazandırdığını ayıca; düşünmeden yapılan işlerin insanları tehlikeye atabileceğini gösteren akıcı, sürükleyici bir kitaptı. “ Sadece bir hazineyi bulup hayatlarını kurtarmamışlardı; onlar, paylaştıkça çoğalan bir zenginliğin, paranın satın alamayacağı bir onurun ve sarsılmaz bir aile bağının gerçek hazine olduğunu keşfetmişlerdi.” Bu kitabımı Kübra Kabakcı öncülüğünde #üçkelimelikitapokuyoruz etkinliği için okudum. Ezgi Özcan @kentkitap #kitapcumhuriyetimleokuyoruz #okudumbi̇tti̇ #reklamdeğiltavsiye
O Benim AbimKaan Koç · Kent Kitap · 202657 okunma
Bay C. Hâlâ Bir Yerlerde Yürüyor
Puan vermedi·192 syf.·
2026 9. kitabı
Merhaba 1000Kitap, Kitabı bitirdikten sonra hikâyeden çok Bay C.’yi düşündüm. Açıkçası onu çok sevdim diyemem ama sevmedim de diyemem. Bazen hak verdim, bazen sinirlendim, bazen de kendimi ona yakın hissettim. Sürekli bir şeylerin peşinde ama neyin peşinde olduğunu kendisi de tam bilmiyor gibi. İnsanlarla tanışıyor, konuşuyor, yakınlaşıyor ama hiçbir şey onu gerçekten tatmin etmiyor. Bir noktadan sonra insanın içinden “Abi sen ne istiyorsun, ne arıyorsun?” diye sormak geliyor. Belki de onu ilginç yapan şey tam olarak bu. Çünkü aslında aradığı şeyin ne olduğunu o da bilmiyor gibi. Bu yüzden hiçbir yerde uzun süre kalamıyor, hiçbir insana tam olarak yaklaşamıyor. Yusuf Atılgan’ın en sevdiğim yanı Bay C.’yi olduğu gibi anlatması oldu. Onu ne kahramanlaştırıyor ne de eleştiriyor. Kusurlarıyla, çelişkileriyle, kararsızlıklarıyla önümüze bırakıyor. Ne düşünüyorsanız düşünün der gibi. Bu yüzden okurken bir roman karakteri değil de gerçekten yaşamış bir insanı tanıyormuş gibi hissettim. Kitapta öyle büyük olaylar, şaşırtıcı gelişmeler yok ama Bay C.’nin düşünceleri ve dünyaya bakışı sarıyor insanı. Bir de kitabın sonunda içimde kalan o his var… Sanki hikâye bitmedi. Ben son sayfayı okudum ama Bay C. hayatına devam etti. Şu an bile gözümün önüne getirince onu bir kaldırımda yürürken hayal edebiliyorum. İnsanları izliyor, yine kafasında bir şeyleri sorguluyor, yine bir şeylerin peşinden gidiyor gibi. Benim için Aylak Adam, yalnızlık ve arayış üzerine yazılmış en etkileyici Türk romanlarından biri oldu. Bay C.’yi sevmek zorunda değilsiniz ama onu unutmanız da pek kolay değil.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Raif abi ve enişteleri
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:38
Raif abi ne içine kapanık bir adamdın sen ya, vallahi içim daraldı ya, adam öyle bir kapattı ki kendini dünyaya böyle birşey olamaz.Malûmunuz Raif abinin haberi olmadığı bu can sıkan (beni gözyaşlarına boğan) ölüm, adamın psikolojisini altüst etti. sanki çok normal bir insanmış gibi de herneyse ... Raif abi o lanet eniştelerin varya hepsinin Allah belasını versin.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022376bin okunma