“Neyime inanayım Cem? İlk eserimin tasarısı bile yok ortada. Öylesine başkalarının yaptıklarıyla düşüp kalktım ki, yaşamaya, kendi yapacaklarımı düşünmeye vakit kalmadı. Sanki bütün ömrüm, aklım yettiğince tabii, sürekli bir tiyatro seyircisi gibi bütün dikkatimle gösterilen oyunun inceliklerini, başarı ve başarısızlıklarını anlamaya çalışmakla geçti. Tablo aralarında kendi tasarılarımı düşündüm, perde arasında da bitkin bir halde yaşamaya çalıştım. O tasarıların gücü ya da güçsüzlüğü, bu hayatın sözümona zenginliği ortada. Benim kaderim bu abi, kaybolmuş, önemsiz, gereksiz biriyim.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Yaşayamıyorum ki yazabileyim. Hayatın dışına düşmüş zavallının biriyim ben.”
“
- Yirmibeş yaşındayım ve anlatmaya değer bir hikâyem yok.
+ Öyle deme abi, kimin ne olduğunu Allah bilir. Herkesin teğet geçtiği şeyleri derinden yaşıyorsun sen, bu da bir yetenek.
“
İhlas kemendini taktım eğnime
Marifette bir yol geçti önüme
Hakikatte su bağlandı gölüme
Katre idim bir ummana eriştim
Yolcu oldum canan bulup göz aldım
Ustaz olup gerçeklerden söz aldım
Hey gaziler geç eriştim tez aldım
Canım arz ettiği cana eriştim
Gucani söyledi göferler piri
Dost elinden içtim abı kevseri
Enbiya evliya hakkın mürseli
Söz sürüben şah-ı merdana eriştim
‘’Esas sorun, dünyada bakan ama görmeyen çok fazla insan olması. Bana günde yüz kişi bakıyor. Ama gören çok az. Gördüğün için sağ ol, abi. Böyle kal. Gözünü hep açık tut…’’