Ablama :(
Haziran artık benim için yazın başlangıcı değil. Takvim her bu aya döndüğünde içimde bir yer sessizce kararıyor. İnsan bazı tarihleri unutamıyor. Unutmak istemediğinden değil; hayat o tarihten sonra aynı kalmadığından... Bir yıl oldu. Koca bir yıl boyunca seni özlememeyi öğrenemedim. Bazı günler güçlü görünmeyi başardım, bazı günlerse yokluğunun ağırlığı omuzlarıma çöktü. Hayat devam etti deniyor ama bazı kayıplarda insanın bir parçası olduğu yerde kalıyor. Haziran bende artık eksiklik demek. Yarım kalmış cümleler demek. Bir daha duyulamayacak bir sesin özlemi demek. Sana söyleyemediğim şeyler, birlikte yaşayamadığımız günler, paylaşamadığımız sevinçler içimde bir yerde duruyor. Bazen kalabalıkların içinde, bazen gecenin en sessiz anında aynı düşünce gelip yanıma oturuyor: "Keşke burada olsaydın." Geçen zaman seni benden uzaklaştırmadı. Sadece sana olan özlemimin ne kadar derin olduğunu öğretti. Bu haziran da zor geçiyor ablam. Ama seni sevmenin, seni özlemenin ve seni dualarımda yaşatmanın sonu yok. 30 Haziran... Bazı ayrılıklar takvimde bir gün değil, insanın ömründe bir mevsim bırakıyor.
Başta ablama sonrasında YKS sınavına girecek olan tüm arkadaşlara başarılar diliyorum. Cânı gönülden... En içten dualarımla diyorum ki; umarım hepiniz en güzel üniversitelerde en güzel bölümleri okur, emeklerinizin karşılığını alır ve sonunda sevdiğiniz, istediğiniz ve mutlu olduğunuz işi yaparsınız umarımmm... Ve yine umarım hepiniz musmutlu bireyler hâline gelirsiniz... Çokça sevgilerimle... Not: Abla seni çok seviyorum, başarın için çok dua ediyorum. İnşallah her şey gönlünün dilediği gibi olur... Sana yüreğimin en derin yerinden inanıyorum. Kardeşin hep seninle. İyi ki benim ablamsın. Seni çooook seviyorum çoookkkk... Yüreğimin sevgi pınarı. 💞🤍
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ablama 50 Euro vermiş az önce... Arkadaşlar aile için eşitlik demişken bizim ailenin kast sisteminde kalması hakkında konuşmak isterim, tabi gözyaşlarımı sildikten sonra.

melike

@tipikbirsarkli
·
Babam çıkarıp 2 dolar 1 manat verdi. Amacını anlamaya çalışırken Barış Manço'ya döndüm. Beş şair, bir abide İki abide, bir sultan Beş sultan, bir düşünür İki düşünür ise bir mimar youtu.be/ViJ-vczgQHE?si=...
Çanta ve ayakkabı görüşüm sebze ve meyve için de geçerli
Bugün pazardayken ikişer şekilde dört plastik kasayı ayaklık yapıp üzerine 3-4 m biraz kalın ama yetişkin biri için hafif bir plastik ile tezgah yapıp üstüne plastik hasırlar dizmiş bir yer vardı. Ben annemleri beklerken etrafa bakıyordum ve çocuğun bir şeyler yaptığını görünce orada durdum. Geriye doğru devrilmişti bir köşeden tutup ondan daha da küçük olan çocuğa sesleniyordu ama gelmedi hemen. Ve ben birkaç adım attım ona tutmak için o sırada içeride yatan adamla göz göze geldim. Çocuğun halini görüp gelmiyordu. Buna gıcık oldum. Bir an tereddüt etsem de diğer velet gelince yumuşak tonda "Sen de karşıya geç istersen. Burayı ben hallederim." deyip gülümsemiştim. Ve geri çekmiştik. Onlar hafif tarafta ben baya hasırla dolu taraftaydım. Yardıma gelmiş diye "Gerek yok sen bekle." demedim büyüğün yanına yolladım. Bir yandan da kalabalıkta olmanın farkındalığıyla çekimserim. O yüzden biraz durmuştum ama buraya kadardı. Ben hasırlar düşmeden çekeriz sandım ama biraz gecikme ile düşmüşlerdi. En azından tezgah olan o plastiği doğru düzgün yerleştireceğiz derken çocukla alttaki birbirine bağlı olmayanlar düştü. O an sesli güldüm. Ve "Tek başına yaparken zordu şimdi üç kişiyken daha da zor oldu değil mi?" deyip çocuğu yoklarken düzeltip dizdik ve babamların geldiğini görüp onlara katılırken "Ne oldu, ne yapıyordun?" diye tuhaf tuhaf bakmışlardı. "Güçlü ve cesur çocuğa minik bir yardım takviyesi sağlamaya çalışıyordum." deyip giderken çocuğu unutmuştum. Bana "Eline sağlıııkk." diye biraz yüksekten yetişince ona dönüp gülümseyerek "Ne demek kolay gelsin." el sallayıp önüme döndüm. Çocukluktan olan o el sallama olayını çocuklara yapmayı çok seviyorum. Sonra "İçeride büyük biri vardı. Çocuğun halini görüp gelmedi. Çocuk için zordu yani, kör olan görür." deyip biraz sinirle
Duygu ve Düşünce
Devamı: Hassas İçerik + 18
Aileden birinin tanıdığıymış tamam mı, hocanın üçüncü gözü açık sanıyorlar ama meğersem musallatlısı var ve bilgi alış- verişi yapıyorlar. Benim bu tarz insanlarla ya da işlerle alakam olmaz. Bir ara yorgun, bitkin ve sürekli hasta olduğum için nenem aradı "Senin için şeyh getirdik, gel seni okusun." dedi. Emrivaki de sevmem ve içim direkt huzursuz oldu ama ilçe değiştirmiş olduğu için ayıp olmasın ve de enerjisini ölçmek için gittim. Hoş, sonrasında nenemleri azarlamak için de gittim. O zaman perçem kestirmiştim e tabi, üçüncü gözüm tam görünmüyor. İçeri girdim, selamlaştım. Adama dönüp merhaba deyip oturdum. Öyle ağır enerji geldi ki el sıkışma dahi istemedim. Ve birine ben şeyh mevkisini layık görmemişsem istediği kadar şeyh olsun, saygım olmaz, ilgim de, sorum da, cevabım da. Direkt 1-2 m' lik mesafeden kahkülüme uzanır gibi oldu ben kendimi hem geri çektim hem de tip tip baktım. Aile temasını bile sevmezken sen kim köpek, saçıma dokunma girişiminde bulunuyorsun? Hem izinsiz hem de sebep söylemiyor. O zamanlar bu alanlarda yeniydim ama kişinin rızasının alınmasının esas olduğunu biliyorum. "Bakmam için alnınızı tam görmem lazım." dedi. "Anlamadım, neye bakmanız için? Ne alaka?" dedim. Ama her an küfür edip adamın suratına dalacak gibiyim. Sonrasında da "İzinsiz saçıma da olsa dokunmayın. O eliniz benim yakınıma o şekilde yaklaşmasın." derken içimden de "Allahım bu ne yapıyor ya da ne yapacak bilmiyorum, alanımı gizle. Görmesini reddediyorum." vs. deyip adama da "Ne yapılacağını ya da nasıl yapılacağını geçtim, izin dahi almadan neye başladınız? Bu ne kadar Allah rızası için oldu?" demiştim. Bozuntuya vermedi. Bir şeyler söyledi o an pozitif dahi olsa ne demiş olursa olsun kulak asmayacaktım. Sonradan öğrendik ki okumayı yapan musallatı, ona da muska gibi şeyler
Duygu ve Düşünce

Asra Zifir

@Kara_Orumcek_Zambagi
·
Enerji Çalışmalarında- Uyanış Kurslarında DİKKAT! +18
O alanlarla sıfırken direkt kurslardan başlamayın. Hocanın geçmişini -eğitim süreçlerini, eğitimlerini vs.- bilmeden ders almayın. Sizden çalışmalar için izin istendiğinde açık ve net şekilde izin verin: "Sadece bu bilmem ne çalışması için izin veriyorum." ile "İzin veriyorum." hiç aynı şey değil. Güzel alanlar ve bilinç olmasına rağmen bilinçsizlik çok fazla. Şifa ya da bilgi sağlayayım derken musallatlanırsınız ve direkt farkında da olmazsınız. Özellikle para verdiğiniz konserlere dahi dikkat etmeniz lazım: Özgür irade yasası var ve siz para verince oradan almaya gönüllü hale geliyorsunuz. Katılım için belirlenen ücretse ücreti sağlayınca bilerek ya da bilmeyerek katılmış oluyorsunuz... O yüzden yavaş ama emin adımlarla gidin. Hakikati bulayım derken belanızı bulmayın. En çok çocuklara dikkat edin: Korku halinde olanlara, soyutlanmış olanlara, üzgün- acılı olanlara, tembelken birden başarılı olanlara, biriyle konuştuğunu -soru/ cevap- söyleyenlere, canlı ve kıpır kıpırken birden sessizleşip melankoli hâle girenlere... Onlar tam ne olduğunu anlar ya da anlamaz ama siz anlamak zorundasınız. Bazıları çocukluktan yetişkinliğe kadar fark etmemiş veya fark ettirilmemiş oluyor. Bazılarına ise birkaç hafta sonra dahi ya kendini ya da çevresindekileri oldürtüyorlar: Tesir gücüne bağlı. Kapanık oluyor, soğukluk hissetmeye başlıyor, uyuyamıyor, karanlığa çekiliyor, simsiyah giyinmeye başlıyor, bir anda mutlu bir anda suratsız oluyor, Kuran okuyup sevinç gözyaşı akıtırken çocuk ama delirmiş çocuk aklına benziyornsonralarda asla tahammül edemiyorlar ne insanlarla görüşmeye, ne gülmeye, ne sirke kokusuna vs. öfke patlamaları, saldırganlaşma, bakışları ve yüzü tuhaf vs. oluyor. O hayattan koptuğunda ya da kopardığında çok geç oluyor. Türbeye almışlardı içine girmedi. Hocalardan
Duygu ve Düşünce
Öyle konuşuyor ki sanki hayatında hiç tanımıyormuş gibi 😂 Ve tekrar tekrar ablama anlattığım hikayeler 😂