Neredeyse bebekliğinden bu yana her kıza evliliğin nihai amacı olduğu söylenir; bu nedenle çalışmaları ve eğitimi de bu amaca yöneltilmiş olmalıdır. Kesim için şişmanlatılan, gıkı çıkmayan bir hayvan gibi kız da buna hazırlanır. Fakat, ne tuhaftır ki, bir eş ve anne olarak işlevi hakkında, sıradan bir zanaatkârın kendi zanaatını bildiğinden bile çok daha az şey bilmesine izin verilir. Saygın bir kızın evlilik ilişkileri hakkında bir şey bilmesi uygunsuz ve kirli görülür.
Kısacası, Fransız Devrimi'nin yapılma sebeplerinin hepsi bizde de mevcuttu. Ne var ki, burası Fransa değildi, haliyle Devrim de olmadı. Bizim memlekette her zaman sebepler vardır, ama sonuçları gelmez arkasından.
"Niye beni üzüyorsun?"
"Çünkü seni seviyorum."
Kızma sırası Cosimo'daydı: "Hayır, beni sevmiyorsun! Seven kişi acı değil, mutluluk vermek ister."
"Seven kişi, acı pahasına da olsa, yalnızca aşk ister."
"O halde bana bile bile acı çektiriyorsun."
"Evet, beni sevip sevmediğini anlamak için."