Muad’Dib’in Arrakis koşullarını çabucak öğrenmesi birçok kişinin dikkatini çekmiştir. Bene Gesseritler bunun sebebini biliyor elbette. Diğerleri içinse şunu söyleyebiliriz ki, Muad’Dib’in öylesine çabuk öğrenmesinin sebebi, ilk eğitimini öğrenmek üzerine almış olmasıydı. Bu konuda aldığı ilk ders de öğrenebileceğine inanması gerektiğiydi. Pek çok insanın öğrenebileceğine inanmaması, daha da fazlasının ise öğrenmenin zor olduğuna inanması afallatıcıdır. Muad’Dib her deneyimin bir ders taşıdığını biliyordu.
21. yüzyıla, feminizmi bireycileştirilmiş ve depolitize edilmiş bir 'güçlenme' politikasına dönüştüren ana-akımlaştırma programıyla girdiğimizi söylemek, abartılı olmasa gerek.
Bu program şimdi Dünya Bankası'ndan IMF'ye, devletlerden bölgesel ve uluslararası hibeci kuruluşlara, STK'lardan ulusötesi şirketlere kadar bütün iktidar odaklarının elinde, kadınlara 'yatırım yapmanın' (bununla formel işgücü piyasasına erişimlerini arttırmak, kadın girişimciliği için kredi teşvikleri sağlamak ve kadınların insan sermayesini geliştirmek kastediliyor) "akıllı bir ekonomik tercih" olduğunu ilan ediyor. Bu arada, erişimi istenen işgücü piyasasının düşük ücretli, güvencesiz, sendikasızlaştırılmış, uzun ve yorucu vardiyalara dayalı olduğu elbette bütünüyle göz ardı ediliyor. Sonuç olarak, sermaye kadınlardan evli, bekâr, bakıma muhtaç çocuk sahibi olup olamadığına aldırmadan, hem evde hem de işte tam bir güvencesizlik altında yoğun olarak çalışmasını bekliyor ve karşımızda, kadınların güçlenmesinden pazar ekonomisine eşit katılımı anlayan piyasacı bir tür feminizm ile kadın emeğinin artan sömürüsüne olanak sağlayan bir 'cinsiyet eşitliği' söylemi de bulunuyor.
Ağacın üstünde sıkışık oturduklarından, her hareketlerinde birbirleriyle kucaklaşıyorlardı.
“Ah!” dedi kız, Cosimo uzandı ve öpüştüler.
Aşkları böyle başladı, delikanlı mutlu ve şaşkındı, kız mutlu, ama şaşkın değildi (zaten kızlar her şeyi bilir ve şaşırmazlar). Cosimo’nun çok beklediği ve işte ansızın karşısına çıkan aşktı, hem de düşleyebildiğinden çok daha güzeldi. Güzelliğinin yanı sıra beklenmedik olan bu kadar kolayca oluvermesiydi ve Cosimo’ya o an, hep böyle gidecekmiş gibi geldi.