ismail'im kim benim?
ismail'im kim benim? kendi kibrimi anıt gibi dikip, "ben böyleyim" arsızlığıyla savunduğum; yanıma kimse sızmasın diye etrafına ördüğüm taş duvarlar mı acaba? hatamı kabul etmemenin mide bulandıran gururu mu ismail? kendi ellerimle tuğla tuğla ördüğüm; içine saklandığım ve dışarı adım atmaktan korktuğum, etimi çürüten yapışkan konfor alanı mı? sahi, hangisi benim kurban etmeye kıyamadığım ismail; kim?
Ezgi Akgül
Ezgi Akgül
OSMANCIK, KONAK, ÇATI ve DEVLET ANA...
__Dünyanın akışına yön veren en önemli hâdiselerden birisi olan Devlet-i Aliye-i Osmaniye’nin (Yüce Osmanlı Devleti’nin) kuruluşu birçok edebiyatçımıza ilhâm vermiş; saklı bir hazine gibi, nice
Kemal Tahir
Hangisi burjuva?
Lütfen yazdıklarımı yorumlayıp ya da eleştirebilir misiniz? Fikir alışverişinde bulunalım… Acaba marksistler küçük burjuva büyüyememekte ve yavaş yavaş dağılıyor demekle şu an beyaz yakalı memurlarını mı kastediyorlar? Yani evet onları kastetmiş olabilirler ama benim değinmek istediğim nokta farklı bir şey. Üniversitelerinin artmasıyla birlikte mezun gençlerin iş bulamamasındaki sebebi birey olmadıkları ve sadece sistemin dayattığı müfredata göre eğitim aldıkları olabilir mi acaba? Birey olmayı kafasına koymuştur ama ne birey ne de kitlenin parçası olabilmişler. Üniversite okumayan gençlerin çoğu ya babasının işini devam ettirmekte ya da kendileri bir iş kurup büyümeye çalışmakta. İşin ilginç tarafı bu yol liberalizm yoludur ama yoksul köylünün çocuğu ya da fabrika işçisinin çocuğu kendi işlerini yaptığında refaha ulaşma süreleri daha da kısa sürüyor. Tahsilli gençlerin mezun oldukları zaman iş bulamamasının nedeni, içinde bulunduğu ortamı sorgulamadan kabul etmesi ve eğitimli olmanın bir esnaftan daha ayrıcalıklı olduğu görüşünü benimsemesinden kaynaklanıyor. Yani doğru olarak kabul ettiği şey, dayatılan eğitim sistemini doğru olduğunu düşünmesidir. Kendisine dayatılan eğitim modelinin doğruluğunu tartışmamakta ve aldığı eğitimden de gurur duyma safhasındadır. Küçük esnaf tekelleşmiyor ama kendi işinin patronu olduğu için geçinebiliyor, tahsilsiz olduğu gerçeğini elbette gözardı etmemek gerekir. Ama geçmişte bir ayrıcalık olan küçük burjuva sınıfı yani beyaz yakalı memur şimdilerde ise bir köylüden ve bir proleterden daha vahim durumda.
Felsefe
Koktyos' un asıl hikayesi bu
Lisede başlarından beri anı - günlük yazarken hem kendimi görüyordum hem de dolaylı yoldan Allahımla konuşuyordum. Çoğu şikayet, isyan, söylenme, yakarış, acı, gözyaşı, ihanet vs. olduğu için
Pul bibersiz Zeytin
Olmasaydı nasıl olurduk! Sonrasında ne yazsam boş bir hal alacak durum içinde kalacaktık. Şimdi sen düşünceler içindesin acaba hangisi olmasaydı diyeceksin yada hangi olay olmasaydı? Düşünme yorulma! O gün önceki günlerden farklı değildi yağmurlu günlerin ve dolasıyla sabahlarını da sevmediğimi bilirsin , uyandığımda ki huysuz ve huzursuzluğumun nedeni elbette ıslaklıktı. Yağmur bahanesiydi, asıl sebebi bıyık dahi bırakmış çocuk sahibi koca adam olmama rağmen altımı ıslatmamdı. Direkt olarak duş sonrasında kahvaltıya geldiğimdeki kusur bulmamım sebebi işte tam olarak ardımda bıraktığım çişli kıyafetler ve çarşaflardı. Senide anlamam mümkün değildi nasıl olurda zeytine pul biber eklemeden masaya yememiz için hazır olarak bırakırsın, böyle bir vurdum duymazlık affedilebilir değildi. Kahvaltı masası gür sesimle bastırdığım ayıplarımın ve çaresizliğim ardından yerle bir edilmişti. Sen elinde çaydanlık bakakalmıştın. İşte evi terk etmemin sebebini de bulmuştum pul bibersiz zeytin! Ayıplar günahlar örtülmüş ve mahkeme tutanaklarında geçerli bir sebebim vardı artık pul bibersiz zeytin, fakat kapıdan çıkarken yalvarışlarını unutmam mümkün değil ağlamaklı sesinin tınısı halâ kulaklarımda. Aman dileyişlerin özürlerin ve en önemlisi pul biber dolu cam bir kap elinde haykırışların. O günden sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmadı hayatımda, yeni bir eski sayfa açtım. Pul bibersiz zeytin yemeyen ben tövbe ettim reçele ve asla peynir yemedim bugüne kadar. Bugün sessizliğin içinde yazarken bir kaç yalan satır bazı gerçekleri bir tek sen bileceksin fakat sen hiç sevmedin okumayı.
1000Kitap
O benim tüm dünyamdı.. Ama şimdi…