Olmasaydı nasıl olurduk! Sonrasında ne yazsam boş bir hal alacak durum içinde kalacaktık. Şimdi sen düşünceler içindesin acaba hangisi olmasaydı diyeceksin yada hangi olay olmasaydı? Düşünme yorulma!
O gün önceki günlerden farklı değildi yağmurlu günlerin ve dolasıyla sabahlarını da sevmediğimi bilirsin , uyandığımda ki huysuz ve huzursuzluğumun nedeni elbette ıslaklıktı. Yağmur bahanesiydi, asıl sebebi bıyık dahi bırakmış çocuk sahibi koca adam olmama rağmen altımı ıslatmamdı. Direkt olarak duş sonrasında kahvaltıya geldiğimdeki kusur bulmamım sebebi işte tam olarak ardımda bıraktığım çişli kıyafetler ve çarşaflardı. Senide anlamam mümkün değildi nasıl olurda zeytine pul biber eklemeden masaya yememiz için hazır olarak bırakırsın, böyle bir vurdum duymazlık affedilebilir değildi. Kahvaltı masası gür sesimle bastırdığım ayıplarımın ve çaresizliğim ardından yerle bir edilmişti. Sen elinde çaydanlık bakakalmıştın. İşte evi terk etmemin sebebini de bulmuştum pul bibersiz zeytin! Ayıplar günahlar örtülmüş ve mahkeme tutanaklarında geçerli bir sebebim vardı artık pul bibersiz zeytin, fakat kapıdan çıkarken yalvarışlarını unutmam mümkün değil ağlamaklı sesinin tınısı halâ kulaklarımda. Aman dileyişlerin özürlerin ve en önemlisi pul biber dolu cam bir kap elinde haykırışların. O günden sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmadı hayatımda, yeni bir eski sayfa açtım. Pul bibersiz zeytin yemeyen ben tövbe ettim reçele ve asla peynir yemedim bugüne kadar. Bugün sessizliğin içinde yazarken bir kaç yalan satır bazı gerçekleri bir tek sen bileceksin fakat sen hiç sevmedin okumayı.