Nobel için Kırk Takla
Puan vermedi·560 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 17:12
Kitap çok güzel bir kurguya sahip.3 ayrı hikayeyi hatta 3 ayrı romanı birleştirip tek çatı altında bulusturmayi başarmış yazar.Edebi değer olarak ise; asıl kahraman olan Artur oldukça başarılı ancak diğer hikayeler Züleyha ve Narinin birçok yerinde ortaokul hikaye kitabı tadında kalmış metinler..Ozellikle Narin in Ezidi yaşlı kadın ninesi o kadar yapmacık kalmış ki sormayın. Kitab bir damla suyun binlerce yıllık yolculugu gibi büyük bir temayı işlemiş. Fakat zalım Nobel için her kese mavi boncuk dağıtılmış.Eşcinsel bir kahraman bile eklenerek Netliks dizisine de dönmüşüz kitapta. Türkiye,Türkler ve İslam dini ile ilgili olumsuz duygu oluşturacak şeyler pompalanmıs bir güzel ,ordada vazife yerine getirilmiş,Türk kültürü örselenmiş biraz. Tamam çok matah bir halimizde yok da "Gece Yarisi Ekspresi" kepazeligindeki polis algisi yine ve yeniden parlatilmis. Isid katillleri ve katliamları anlatılırken onları besleyip büyüten ABD kahraman ,kurtarıcı, iyilik meleği gibi yaldizlanmıs malesef kine. Rambo bacılık da yapılmış en fistanlı haliyle.Tarih hırsızı ingilizlerin ve Fransizlarin çalıp çırptığı ve onlarla kurdukları koca koca müzelerin içinde ki eserlerin neden çalınıp taşındığı bir cümle ile geçiştirilmiş.Ortadogululara orda da giydirmiş Elif hanım. Ermeni meselesine dokunamamişlar aslında orayada bir göz kırpsaydı nobelle ilgili hiç bir şüphesi kalmazdı. Elif Şafak iyi bir yazar,kurgular ve olayları özümsemiş çok başarılı,kültürlü. Kaynakça bile adam dövmelik ,sayfalar dolusu hazırlanmış.Okurken enstanzibullah dedirtiyor hakkını teslim etmek gerekir. Ama ,fakat ve lakin yetmez bacım .Ortadogulu amca karakterleri,saçma sapan yaşam biçimleri nedir öyle. Çabani takdir ederler ama Nobeli şimdilik vermezler.Kitabin ismi Gökyüzünde Nehirler Var çok başarılı bir
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,714 okunma
Uyan insanoğlu
10/10
·552 syf.··
2026 21. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 12:19
Dünya’da duygusal olarak acı çeken,ait hissetmeyen milyonlarca insanın nesiller boyu aktarılan travmaya,kalıplara,yaşanan herşeyin ‘’normal-leştirildiği’’bir yaşamın içinde insanın sıkışıp kalmasına sebep olan sorunları en ince ayrıntısına kadar anlatan rehber kitap niteliğinde Oku lütfen içinde bulunduğun sistemi gör
1000Kitap
Normal EfsanesiGabor Mate · Hep Kitap · 2023374 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 07:09
KEDİ TAKIMI   “Bu dünya, insanların olduğu kadar hayvanlarında rahat, huzurlu ve mutlu yaşadıkları bir yer olmalıydı.”   “Şiddet asla sorunları çözmez, aksine problemleri daha da çok içinden çıkılmaz hâle getirir.”   Yazarımız eserinde duyguları çok güzel ifade etmiş. Bu kitabı okuyan çocukların empati yeteneği gelişerek hayvanlar ile ilgili düşüncelerinin daha hassas olacağına inanıyorum. Eseri okurken ben bile çok etkilenip duygulandım. Çocuklarımıza küçüklükten öğrettiğimiz şeyler ileride onlar için faydalı olacak. Boşuna dememiş atalarımız ‘Ağaç yaşken eğilir.’   Bulut karakteri ile birlikte çok güzel alışkanlıklar edinecek minik okurlar. Bulut’un spor alışkanlığı ve arkadaşına da bunu alışkanlık haline getirmesi, kitaplar ile haşır neşir oluşu, kütüphanenin varlığını bilmesi ne kadar güzeldi. Ve ki eserde yer alan sürpriz karakter Nursemin Doğan ismini okuyunca bir eserde daha karakter olmanın mutluluğunu yaşadım. Ve ki özellikle de bir kütüphanede görevli olmak benim için büyük bir mutluluk oldu. Eserde nefret, merhamet, acıma duygusu, mutluluk, sevgi, yardımseverlik duyguları nakış nakış işlenmiş. Şiddet ile ilgili Bulut’un annesinin konuşması da ders içerikliydi.   Eserin başlarında olan Mati isimli kediye çok üzüldüm. Onun Bulut’u seçmiş olması tabi ki tesadüf değildi. Hayvanlar kimin iyi, kimin kötü olduğunu hissediyor. Ve sonradan dahil olan Turuncu, Paşa ve çılgın karakter Şimşek ile bir macera yaşıyoruz. Kediler hakkında beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışları öğreniyoruz. Bu arada ‘Merhamet Sokağı’ nı da çok sevdim. Keşke tüm insanlık o kadar duyarlı olsa... En önemli olan bir konu da soğuktan kaportaya giren kediler, o canlar için aracı olanlar her zaman emniyetli olsa keşke... Bulut’un sokak kedileri projesi umarım bir gün gerçek hayatta
Kedi TakımıGökhan Dinçer · Hazar Kitap · 20261 okunma
10/10
·535 syf.··
2026 12. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 19:56
O kadar yoğun ve yorgun geçti ki günler ne kitap okuyabildim ne okuduğumu paylaşabildim . Ulaçla iddaya girmesek belkide hala bitirmemiş olurdum kitabımı :) Ama Ulaç bana o gün gün içerisinde bitiremeyeceğimi söyledi ve bitirmek bana farz oldu :) nolmuş yani gaza geliyorsam Gabor Mate asla pişman etmeyen bir yazar yanılmıyorsam bu okuduğum üçüncü kitabı ve bunu da çok severek okudum. hatta alınacaklar listeme başka bir kitabını daha ekledim. Kitap bağımlılıklar üzerine yazılmış bir kitap. Gabor Mate bu kitabında uyuşturucu bağımlılarıyla çalıştığı döneme ait deneyimlerini anlatıyor ve uyuşturucu bağımlısı bazı insanların hayatlarına değiniliyor . Ama öyle kırmızı oda misali acıtasyonlu anlatımlar değil. Evet genelde insanlar çok acı çekmiş oluyor ama bu acılardan pirim elde etme isteğini hissetmiyorsunuz belli ki kitaba örnek olay olarak konmuş bir iki vaka ... Kitap çok geniş bir perspektifle bağımlılığı ele alıyor. Uyuşturucuya başlama sebeplerinden tutun , uyuşturucunun vücutta nasıl bir etki bıraktığına, uyuşturucuyla nasıl mücadele edilmesi gerektiğinden tutun , ilaçlara ... ne bileyim yazabileceğim o kadar çok ayrıntısı var ki burda yazmam mümkün değil...Ama çok faydalı bir içeriğe sahip. Hadi itiraf edeyim ben bu kitabı içeriğine bakmadan aldım. yazarı bildiğim için . Aldıktan sonra evde içeriği incelediğimde aman be ben bunu okuyamam ki dedim . çünkü benim hayatım da sigara bile içmişliğim yok. Ağzıma alkol sürmüşlüğüm de yok . Bağımlılık yapıcı maddelere karşı ciddi mesafem var. Telefon ve kitap bağımlılıklarımı saymazsak bağlarımı her şeyle zayıf tutan biriyimdir zaten . kesin kendime ve yaşantılarıma dair hiç bir şey yoktur ve sıkıcıdır diye düşündüm ama bu kitabın her sayfasını bayılarak okudum . insana dair hayata dair, kendinize dair,
Aç Hayaletler DiyarındaGabor Mate · İletişim Yayınları · 202533 okunma
9/10
·152 syf.··
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 00:00
“Çakıltaşı uzaklara git ve geçmişimi de beraberinde götür. Bütün ayıplarımı, günahlarımı, hatalarımı...” Birinci Dünya Savaşı dönemi... Kendinden emin, kimseye boyun eğmeyen, ideallerinden/hayallerinden vazgeçmeyen, her zaman özgürlüğünün peşinden koşan ve bu özgürlük uğruna her şeyini kurban veren bir kadın... Gerçek ismiyle Margaretha Zelle, herkesin bildiği, dünyaya nam salmış ismiyle ise Mata Hari... Mata Hari, döneminin (kendi soylemiyle, gençliğinin de) en beğenilen, en arzulanan, en elde etmek istenilen yegâne kadınlarından birisi. Genç yaştayken bir subaya 3 günde aşık olup, hemen evlenmeye karar veren, aşkı için ülke değiştirmeyi de göze alan ama sonrasında evliliğinin onu asla mutlu etmediğini, aksine acı verdiğini fark etmesiyle ilk trenle Paris'e kaçan gözü pek bir kadın. Geldiği Paris'te bir şekilde ismini duyurabilen, Doğu Hint Adasından geldiğini herkese ustalıkla inandıran, cüretkâr giyimi ve bir o kadar cürekâr dansları ile önce erkeklerin sonra da kadınların ilgi odağı olan da bir kadın. Bekâr ve evli, yaşlı ve genç fark etmeksizin her erkeğin peşinden koştuğu, uğruna servetler harcadığı, modaya düşkün bir kadın. Ama Almanya-Fransa arasında casusluk yaptığı iddiasıyla 12 asker tarafından kurşunlanan, kurşunlanırken askerlere öpücük gönderdiği için 8 askerin nişan alamadığı da bir kadın. Ama aslında kurşundan çok önce, zaten önyargıyla öldürülen bir kadın... Paulo Coelho, birçok kaynaktan araştırarak bu kitabı yazmış. Daha doğrusu kitabı yazmış değil de, Mata Hari'nin kendi avukatına gönderdiği mektupları derlemiş, bazı konuları çıkartmış ve bunu kitap hâline çevirmiş. 3 bölümden oluşuyor, ilk iki bölüm Mata Hari'nin mektupları, kendi hikâyesini sahiplenme çabası. Son bölüm de avukatının ona yazdıkları. Ben okurken bazı şeylerin çok havada
Alıntı
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma
KİBRİT ALEVİ VE SAFİR: ANDERSEN İLE WILDE'IN ORTAK SIZISI
10/10
·40 syf.··
2025 1. kitabı
(Bu inceleme yaklaşık 4 dakikalık okuma süresi gerektirir.) Hans Christian Andersen Danimarka’nın Odense kasabasında doğdu. Oldukça yoksul bir ailenin çocuğuydu, fiziksel görünümü nedeniyle arkadaşları tarafından dışlandı. On dört yaşında oyuncu ya da şarkıcı olma hayaliyle Kopenhang’a kaçan Andersen, sesi değişince ve tiyatroda da başarılı olamayınca kraliyet koruması altına girip eğitime ve yazmaya yöneldi. Andersen’den önce masallar genellikle ağızdan ağıza yayılan halk hikâyeleriydi. Ancak o, bu hikâyeleri derlemek yerine tamamen kendi hayal gücüyle özgün masallar kurgulayarak edebiyata yeni bir soluk getirmiştir. Sadece çocuk masalları yazarı değil, edebiyatta modern peri masalı türünün yaratıcısı kabul edilir. I.Görsel İmgelem “Kibritçi Kız” öyküsü, edebiyattaki en güçlü imagery (imgelem) ve contrast (tezat) kullanımlarından birine sahiptir. Yazarın soğuk gerçeklik ile sıcak hayalleri ustalıkla çarpıştırması okuyucuyu derinden etkiler, yazar beş duyuya hitap ederek okuyucunun sahneyi bizzat yaşamasını sağlar. “Kar taneleri uzun sarı saçlarının üzerine düşüyordu” betimlemesindeki görsel imgelem, kızın masumiyeti ile doğanın acımasızlığı arasındaki farkı vurgular. Akşam olunca karanlığın çöküşü ve pencereden sızan ışıklar ise kızın dışlanmışlığını gösterir. II.Dokunsal İmgelem Küçük kızın çıplak ayaklarının soğuktan morarması ve parmaklarının uyuşması, okuyucuya fiziksel bir acı hissettirir. Öte yandan, kibriti çaktığında hissettiği “sıcak, parlak alev” geçici bir rahatlama sunar. III. Tatsal ve Kokusal İmgelem Kızın “içi elma ve kuru erikle doldurulmuş dumanı tüten kızarmış kaz” hayalinin tasviri, sadece açlığı değil, aynı zamanda Noel’in getirdiği bolluk ve refahı da simgeler. **IV.Contrast (Tezat):
1000Kitap
The Little Match GirlHans Christian Andersen · Oxford Yayınları · 20125,5bin okunma