Buna göre, form onda ereksel nedeni tanımlamaz;
form, verili doğayla yalnızca sabit bir birliktelik içinde
olduğu gözlenen başka bir doğa anlamında bir neden
de değildir. Soyut bir kavram, araştırılan fenomene dair
salt bir matematiksel tasvir de olmayan form, bir fiziki
özellik ya da doğadır, araştırılan fenomenin gerçek
nedenidir, bireylerin kendisine göre davrandıkları sabit
yasadır. Gerçekten de formlar öğretisinde, bir şeye
gerçek doğasını kazandıran şeyin form olduğu
şeklindeki eski öğretiyi canlandıran Bacon, formla
maddenin basit yapısal bileşenlerini anlatmak
istemekteydi. Form verildiğinde doğa da kaçınılmaz bir
tarzda ondan çıktığına göre, form bir doğayı meydana
getiren yasa olmak durumundadır.
Bacon’a göre, sonuncu idol türü, geçmişin felsefe
sistemlerinin çok çeşitli dogmalarının insan zihninde
yarattığı çarpıtmaları, salt düşsel bir sahne oyunundan
başka hiçbir şey olmayan eski sistemlerin insan
düşüncesine yaptığı olumsuz etkiyi ifade eden “tiyatro
idolleri”dir. Tiyatro metaforu her ne kadar, sözgelimi
dram örneğinde olduğu üzere, hakikatin kaynağında
insan olan bir taklidini akla getirse de Bacon burada
geçmişin büyük şema veya felsefi sistemlerinin sonucu
olan önyargıları anlatmak ister.
Gerçekten de Bacon “şey”leri tanımlayan sözcüklerin
doğaya karşıt olup, sözcüklerden ibaret olan tanımların
da doğal maddi nesneleri anlamaya yetmediğini
savunur. Çünkü, ona göre, gerçek nesneler kötü
tanımlanmış, “şey”lerden aceleci ve düzensiz bir şekilde
soyutlanmışlardır.
Mağara idollerini açıklarken, Bacon nitekim, (1) belli bir disiplin
ya da teoriye karşı beslenen özel bağlılığa, (2) özel
seçilmiş birtakım otoritelere biçilen yüksek değere ve (3)
kişinin fenomenleri kendi eğitim alanının dar kalıp ya da
terimleriyle sınırlandırma veya anlamlandırma eğilimine
vurgu yapmaya özen gösterir.
Bacon birinci kategoride yer alan idollere, “soy ya da kabile
idolleri” adını verir; bunlar, insan doğasında varolan ve
onu doğru yargılara erişmekten alıkoyan idollerdir.
...
Onları yine, insanın doğada olduğundan daha fazla düzen
bulma arzusuna; tercih ettiği şeyin doğru olduğunu
kabul etme, hatta kanıtlama doğal eğilimine veya
birtakım sonuçlara, sabırla delil toplamaya devam
etmeden, aceleyle varma doğal telaşına gönderme
yaparak açıklamak ister.