İkinci neden ise bir zamanlar içlerinde özgürleşme ve hakikatın tohmlarını taşıdığını zannetiğimiz büyük kolektif girişimlerin çöküşüne tanık olmakta oluşumuz...Bugün herkesin etiğe dönmenin zorunluluğu dediği şey bu...Şu an ki haliyle düünyanın talep ettiği şry hakikat boyutunu devreye sokma işlemidir ve bu da felsefeden talep edilmektedir.
Nitekim dünya felsefeden bir tekillik felsefesi olmasını, tekil olanı telaffuz edebilmesini ve düşünebilmesini talep eder ki genel beşeri bilimler aygıtının görevleri arasında bu kesinlikle yoktur.İlk neden budur.
Çağdaş felsefenin niteliyici özelliklerinden biri, sayfalarca ne kadar ölümcül hasta olduğunu anlatması.Ama bildiğiniz üzere, hasta olduğunu söyleyen hastanın kendisiyse, bunun hiç değilse kısmen hayali bir hastalık olma ihtimali vardır daima.Ben durumun böyle olduğunu düşünüyorum, çünkü felsefenin arzusu üzerinde uyguladığı bütün olumsuz baskılara rağmen, dünyanın kendisi, dünya, yani onun içinde yaşayıp düşünen insanlar felsefeden bir şey istiyor.Ama felsefe kendine bakışındaki marazilik yüzünden buna cevap veremeyecek kadar moralsiz bir vaziyette.
Dünyanın felsefeden bir şey istediğine inanmanın dört nedeni var.
Bu küçük bahçenin muazzam bir sessizlik içinde yapılan bakımı bir kuşu dahi rahatsız etmiyor,kimseye sıkıntı vermiyordu.Yalnızca deniz daha engin,gökyüzü daha yüksek görünüyor ve ezici doğayla çevrelenmiş yaşamsal unsurlarladolu bu bitimsiz siesta,etrafına sonsuz bir istirahat duygusu yayıyordu...