Kitabın başları beni çok etkilemedi. Bu sebeble şu kadarcık kitabı okumam 5 gün sürdü. Kitap elimde gitti geldi, gitti geldi, anca bitti.
Kitabın konusu bana garip geldi. Başlarda olay aceba nereye varacak derken hiç beklemediğim bir noktaya vardı. Kitabın başlarında ben üvey anne şiddeti falan beklerken bir anda saplantılı bir aşk hikayesine döndü.
Kitap bir cinayet ile başlayıp başka bir cinayet ile bitiyor. İki cinayette de mazlum aynı kişi.
Kitabın içerisinde yazar garip bir şekilde alevi köylerinin diğer köylerden daha temiz ve düzenli olduğunu söylüyor. Acı su denilen iğrenç içecek rakının içilmesini övüyor. Kaymakam bey evlatlığını iki ihtiyar katibin yanına verirken "korkarım seni bozup namazada başlatacaklar " diyor. Yani yazar ben gavurum diye bağırıyor kitap boyu.
Kitabı tavsiye etmiyorum. Okunacak çok daha güzel kitaplar olduğunu düşünüyorum.
Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere politik-kurgu tarzında yazılmış bir kitapla geldim
Kitap adından da anlaşılacağı üzere Türkiye-İsrail savaşını anlatıyor. Gündeme bakınca sanki bizden de çok uzak görünmüyor.
Kitap İsrail'in Türkiye'ye füze atmasıyla savaşın başladığından bahsediyor. Başta Türkiye yara alsa da sonra yine dimdik ayakta duruyor. Savaşı kimsenin bilmediği biri yönetiyor. Herkese özel mesajlar atılıyor. Veeee zafer.
Bir kere daha böyle bir durumda kenetlendiğimizi, bir olduğumuzu görüyoruz. İstediğimiz zaman hep birlikte seferber olup elimizden gelenin çok fazlasını yapabiliyoruz, genç yaşlı demeden...
Yazarın sade anlatım dili kullanmasıyla okunması gayet kolay bir kitap. Ben elimden düşürmeden okudum diyebilirim. Duyguları diri tuttuğu için aceba ne nasıl olacak derken bir anda kitabı bitiriveriyorsunuz. Tavsiyemdir.
Yazarımızın kalemine sağlık
Mehmet Hilmi Aygün
Okuduğum kutlu kitapları arasında en iyisi diyebilirim. Dört ayrı hayat hikayesi anlatılıyor hepsi birbirinden acıklı. Ama bir tanesi hepsinden acıklı idi. Üvey annesinin küçücük çocuğa yaptıkları bana çok dokundu.
Mustafa kutlu kitaplarında bizleri yaşamakta olduğumuz hayatın belkide hiç farkına varmadığımız tarafları ile yüzleşmeye sürüklüyor. Hayatta karşılaştığımız her bir karekterin hayat hikayesi nedir aceba diye düşünmeye başlıyoruz.
Kitabı tavsiye ederim. Bir miktar gözyaşı içerebilir.
İnsanı hiç yormayan bir kitap akıp gidiyor sanki,ben hep yüzümde bir gülümseme ile okudum çok tatlı bir ilişkileri vardı bence :)
Kitabı beğenmeyenler olmuş evet ama ben çok beğendim. Beğenmeyenler kızın kendinden fedakarlık etmesi üzerine beğenmemiş ama aşk zaten fedakarlık etmek değil midir? Hep erkek değil kadında bazı konularda elini taşın altına sokması gerekir diye düşünüyorum sonuçta güç savaşına gerek yok aşk varsa bir yerde herkes elinden geleni yapmak zorundadır. Sonradan aceba dememek için.
Karadenizli bir iş insanı olan çakır efe ve fenomen olan esme arasında geçen çok hoş bir aşk kitabıydı. Herşey esmenin çekim için gittiği karadenizde çakır efenin resmini paylaşıp "Bul beni gülüşü güzel bey" diye paylaşması üzerine başladı.Bu iki inatçı ve hırçın gencin karadeniz gibi hırçın ilişkilerine şahitlik edeceksiniz. arada tatlı atışmalar ve sataşmalar olan tam dozunda bir kitap.
İmera FeraPayelll · Parola Yayınları · 2025263 okunma
Kitapta sık sık bahsedilen İskenderiye Kütüphanesi yakılmasaydı aceba hangi buluşlara öncülük edecekti?
En çok düşündüren soruların arasında bu geliyor.
Merhabalar
Bugün sizlere harika bir çocuk kitabı ile geldim. Yazar @1cocuk_1dunya_ kaleme aldığı Sincap Babi'ye Neler Oluyor kitabını biz çok sevdik soyismimizinde Babi olması bizde çok güzellikler bıraktı.
Anlayışın ve dostluğun gücünü çocuğumuza ufaktan aşılamak istiyorsak bu kitap tam sizlik. Kızlarım ve ben keyif alarak okuduk.
Sincap Babi bir sabah annesinin seslenmesiyle uyanır. Onun için çok önemli bir gündür. Hızlıca kahvaltısını yapıp annesiyle şakalaşarak evden ayrılır. Okula giden patika yolda ağaçları sayarken birden ceviz ağacına dikkat eder.
Aceba burdan okula kaç tane ceviz yan yana gelir düşüncesine dalarken birden ceviz basar ve yere düşer. Haliyle canı acır. Ağaçtan sarkan maymun arkadaşı Maki bu duruma güler. Sanırım bende düşene gülüyorum kendim düşüncede.
Bu duruma üzülen Babi okulun yolunu tutar bugün önemli bir dersten sınavı ve basketbol maçı vardır.Okulda sıraya oturacağı esnada yanlışlıkla arkadaşı Maki'ye suluğundan şu dökülür. Bu durum Maki'nin hoşuna gitmez ve sıradan kalkar.
Sınav bitimi basketbol maçıda kötü geçen Babi eve gider kimse onunla konuşmaz.
Ertesi sabah okula gelirken arkadaşları Babi'yi görünce şaşırır Babi bu senmisin derler. Evet annesi Babi'yi doktora götürmüştür ve gözlük kullanması gerekiyordur artık.
Durumu anlayan arkadaşları bir bir Babi'den özür dilerler.
Çok mutlu olan babi anlaşılmanın ve arkadaşlığın kıymetini keşfetti herşeyi annesine anlatmak için sabırsızlanan Babi sizlere emanet bu eğlenceli ve keyifli hikaye ile tanışmaya ne dersiniz.